ç o c u k h a k l a r ı
çocuğun yüksek yararının gözetilmesi esastır
27 Ocak 1995 tarihli ve 22184 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Çocuk
Haklarına Dair Sözleşme metninde bulunan tüm haklar, istisnasız bütün çocuklar
için geçerlidir. Çocuğun hangi biçimde olursa olsun ayrımcılıktan korunması ve
haklarının savunulması için yapıcı girişimlerde bulunulması, Devlet’in
yükümlülüğüdür.
Çocukla ilgili bütün girişimlerde, çocuğun yüksek yararı tam olarak
gözetilecektir. Ana-babalar ya da sorumluluk taşıyan diğer kişiler bu
sorumluluğu yerine getiremedikleri takdirde, Devlet, yeterli dikkati ve değeri
gösterecektir.
çocuğun doğumla başlayan hakları vardır
Yaşam ve gelişme hakkı: Her çocuk temel
yaşam hakkına sahiptir. Devlet, çocuğun yaşamını ve gelişmesini güvence altına
almakla yükümlüdür.
İsim ve vatandaşlık hakkı: Çocuk, doğuştan itibaren
bir isim alma hakkına sahiptir. Ayrıca çocuk, vatandaşlık edinme, ana-babasını
mümkün olduğu ölçüde tanıyıp bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına sahiptir.
Kimliğin korunması hakkı: Devlet çocuğun kimliğini
korumakla, eğer gerekiyorsa bu kimliğin temel öğelerini
yeniden oluşturmakla
yükümlüdür.
İfade özgürlüğü: Çocuk, ülke sınırlarına bağlı olmaksızın görüşlerini ifade
etme, bilgi edinme, sahip olduğu görüşleri ve edindiği bilgileri başkalarına
aktarma hakkına sahiptir.
Ana-babanın sorumlulukları: Ana-baba, çocuğun
yetiştirilmesinde ortak ve birinci elden sorumluluk taşımaktadır. Devlet, çocuk
yetiştirme alanında gerekli desteği ana-babaya sağlayacaktır.
Suistimal ve ihmalden korunma: Devlet, çocuğu,
ana-babanın ya da çocuğun bakımından sorumlu başka kişilerin her türlü kötü
muamelesinden koruyacak, çocuk istismarını önleyecek ve bu tür davranışlara
maruz kalan çocukların tedavisini amaçlayan sosyal programlar hazırlayacaktır.
U z m a n d a n t a v
s i y e l e r
Çocuklarınız için yapabilecekleriniz
Anne-babalar çocuklarının güven ve sevgi dolu bir evde yaşamalarını
sağlayarak şiddeti azaltmada önemli bir rol üstlenebilirler. Aşağıda bu konuyla
ilgili bazı öneriler verilmektedir. Bunların hepsini harfiyen yerine
getiremeyebilirsiniz. Ama elinizden geleni yaparsanız, çocuklarınızın içinde
yaşayacakları dünyayı onlara daha az zarar verici hale getirebilirsiniz.
Çocuklarınıza uygun davranışları öğretebilmek için
kendiniz model olun
Çocuklar genellikle taklit ederek öğrenirler. Ailelerinin değerleri,
tutumları ve davranışlarının onlar üzerindeki etkisi büyüktür. Saygı, dürüstlük,
ailemizden ve akrabalarımızdan gurur duymak gibi değerler, çocuklarımız için
önemli bir güç ve güven kaynağı olabilirler. Çocuğunuzun olumsuz arkadaş baskısı
altında olduğu, şiddetin yoğun rastlandığı bir ortamda yaşadığı yada davranış
bozuklukları olan öğrencilerle aynı okullara gittiği durumlarda bu değerler
özellikle önemlidir.
Çocukların çoğu, bazen saldırganlaşıp bir başka insana vurabilirler. Bu tür
şiddete yatkın davranışların olası tehlikeleri hakkında çocuklarınızla
konuşurken kesin olun. Sorunlarını şiddete başvurmadan daha yapıcı yöntemlerle
çözmüşse, onu bunun için takdir ettiğinizi hemen belirtin ve ödüllendirin. İyi
davranışlarına daha fazla dikkat gösterilerek ve takdir edilerek, çocukların bu
davranışlarını tekrar etmeleri ve sürdürmeleri sağlanabilir.
Çocuklarınızın sorunlarını saldırgan olmayan yöntemlerle çözmelerine yardımcı
olabilmek için aşağıdaki önerilerden yararlanabilirsiniz.
Sorunlarını onlarla birlikte tartışın.
Sorunlarını şiddet kullanarak çözmeye kalkarlarsa neler olabileceğini
sorun.
Sorunlarını şiddet kullanmadan çözmeye kalkarlarsa neler olabileceğini sorun.
Bu tür bir, "birlikte sesli düşünme" egzersizi, çocuklarınızın şiddete
başvurmanın yararlı bir yöntem olmadığını görmelerinde yardımcı olacaktır.
Çocuklarınıza yönelik sevgi ve ilginiz
sürekli ve tutarlı olsun
Kendisini güvencede hissedebilmesi ve diğerlerine güvenebilmesi için,
her çocuğun anne-babasıyla ya da bir
yetişkinle güçlü , sevecen bir ilişki, bir
"bağ" kurabilmesi gerekir. Kendisine sevgi ve ilgi gösteren bir yetişkinle böyle
bir bağ kuramayan bir çocuğun, düşmanlık duyguları içinde gelişmesi ve "zor" bir
genç olması ihtimali vardır. Kendileriyle çok küçük yaşlardayken ilgilenilmiş
çocuklar arasında , "sorunlu davranışları" olan gençlere daha az sayıda
rastlanmaktadır.
Bir çocuğa her zaman sevgi gösterebilmek hiç de kolay bir şey değildir. Hatta
eğer genç, deneyimsiz yada çocuğunu tek başına yetiştirmek durumunda kalan bir
anne yada babaysanız, çocuğunuz hasta yada özel ihtiyaçları olan özürlü bir
çocuksa, bu iş daha da zordur. Eğer çocuğunuzu idare etme konusunda
herkesinkinden daha farklı güçlükler yaşıyor ve çok zorlanıyorsanız, bunu
çocuğunuzun doktoru ile yada bir başka hekimle tartışınız. Eğer çocuğunuzun
görünen tıbbi bir problemi yoksa, bu durumda bir psikologa başvurabilirsiniz.
Böylelikle, çocuk yetiştirme konusunda bilimsel kanıtlara dayalı bazı yöntemler
hakkında bilgiler edinebilirsiniz.
Çocukların kendi akıllarının olduğunu unutmamak çok önemlidir. Çocuklarınızın
giderek artan bağımsızlık ihtiyaçları ve bu ihtiyacı doyurmaya yönelik
davranışları bazen sizleri kızdırabilir, engelleyebilir yada hayal kırıklığına
uğratabilir. Onlara herhangi bir tepki göstermeden önce, durumu çocuğunuzun
bakış açısından değerlendirme konusunda göstereceğiniz istek, sizin de kendi
duygularınızla baş etmenize ve daha sabırlı davranmanıza yardımcı olur.
Çocuğun yetiştirilmesinden ana-babası sorumludur.