PANEL PROGRAMI
1.Açılış Konuşması
Harun MERTOĞLU/Rize Baro
Başkanı
2.Türk Medeni
Kanunu’nda Kadın
Seher KANDİL / Avukat
3. Türk Ceza Kanunu’nda
Kadın
Şölen TÜYSÜZ /Avukat
4.Kadın Sorunları ve
İletişim
Zeki KARATAŞ / Sosyal
Hizmet Uzmanı
5.Ailenin Korunmasına
Dair Kanun ve Kadın Hakları Komisyon Çalışmaları
Hakiye TAKIŞ / Avukat
KADIN SORUNLARI VE İLETİŞİM
Zeki KARATAŞ/Sosyal Hizmet Uzmanı
(Dünya Kadınlar Günü Panel Konuşması)
SORMAK LAZIM!
uKADIN SORUNLARINA ÇÖZÜM
BULMAK NİÇİN BU KADAR ÖNEMLİDİR?
uKADIN
HAKLARINA VERİLEN ÖNEM BİR ÜLKE İÇİN NE ANLAM TAŞIMAKTADIR?
uKADINI ANLAMAMAK YADA DEĞER
VERMEMEK ÜLKEYE NE KAYBETTİRİR?
İnsan Kaynağının Kalitesi
•Bir Ülkenin gücü, sahip olduğu
İNSAN KAYNAĞININ kalitesi ile ölçülür.
•Kadına verilen değer de ülkenin
insan kaynağının kalitesini belirler.
•Her insanın kişiliğinin
şekillendiği ilk okulu aile hayatıdır ve ilk öğretmeni de annesidir.
Kadını tanımak…
lBu nedenle
kadının psikolojisinin hiçe sayıldığı aile ve toplum hayatında sağlıklı
bireylerin yetiştiğini iddia etmek pek de doğru değildir.
lÖncelikle
kadının biyolojik, psikolojik ve sosyal yapısını tanımak ve ona göre
yaklaşım tarzı geliştirmek gerekecektir.
Kadınlar Nelerden Hoşlanır
•Kadınların erkekler konusunda en
çok dile getirdikleri yakınma, erkeklerin onları dinlemediği ve anlamadığı
hususudur.
•Kadının ilişkideki önceliği,
paylaşmak ve yakınlık hissetmektir.
•Erkeğin önceliği ise, yetenekli,
yeterli ve güçlü olduğunu hissetmesidir.
•Erkekler doyumu başarıda ve sonuç
almada bulurken, kadınlar paylaşma, değer verilme ve önemsenmede yaşarlar.
Etkin Dinleme
lKadının
psikolojik ihtiyacı çözüm değil, dinlenilmektir.
lErkeğin ki
ise güvenmek, takdir edilmektir.
lKadının
psikolojik ihtiyacında önceliği, duyguları anlamak, ifade etmek ve
değiştirmek alır.
lErkek ise
hep çözüm odaklı düşünür ve kadının duygulara verdiği önemi algılayamaz.
lKadın da
erkeğin bu kadar duygusuz olmasına bir anlam veremez.
Kadını dinlemek
•Erkeğin, kadının duygularını
önemsediğini hissettirmesi için kadını dinlemesi gerekir. Çözüm önermeye
hiç gerek yoktur.
•Erkeklerin yaptıkları en büyük
hata, sorunu konuşurken hemen çözmek zorundaymış gibi davranmalarıdır.
Kadının düşüncelerinin paylaşılması…
oOysa kadın için,
düşüncelerinin paylaşılması ve yakınlaşmak, çözümden daha önemlidir.
oKadının duygularını anlamaya
çalışan erkeğin, onu anlamasa da dinlemesi yeterlidir.
oBöyle davranmayı başarabilen
erkek, karısının kendisini nasıl takdir ettiğini hayretle görecektir.
Sözlerinizi ayarlayın…
•Ağza her gelen söylememelidir.
•Genellikle yakınlığın getirdiği
teklifsizlikle eşler arasında “Nasılsa sözümü geri alırım!” “O da bana
söylemişti ama…” gibi bahanelerle acı ve kızgın sözler söylenir.
•Sözlerin bilgisayar gibi “geri
al!” komutu yoktur.
•Yaşanılan her çatışma bir fırsat
bilinerek, yeni çatışmalarda daha iyi ayarlanmış sözler kullanılmalı;
yıkıcı, yakıcı, yok edici sözlerden kaçınılmalıdır.
Kadın üzüldüğünde…
ÚKadın bir
şeye üzüldüğünde erkek onun duygularını göz önüne almadan önerilerde
bulunmaya başlar.
ÚErkek bir
şeye üzüldüğünde de kadın, istenmeyen tavsiye ve eleştirilerde bulunarak
onun kendisini yetersiz hissetmesine sebep olur.
ÚErkek
aslında kendisine akıl verilmesini değil, kabullenilmesini istemektedir.
Erkeğin üzülmesi…
nÜzüntü
anında erkeğin ve kadının beyni farklı çalışır.
nErkek
sessizleşir, kabuğuna çekilir, konuşmak yerine düşünmeyi tercih eder.Bir
çözüm bulduğunda sessizliğini bozar.
nKabuğa
çekilme gazete okuma, televizyon seyretme şeklinde olabilir.
nBu arada
kadın kendisinin dinlenilmediğini zanneder.
Kadın sorunlarını konuşur
•Oysa üzülen kadın, rahatlamayı,
güvendiği birisini arayarak sorunlarını konuşmakta bulur.
•Kadınlar kendilerini
heyecanlandıran duyguları paylaştıklarında güven hisseder.
Kadın için önemli olan…
nKadın için
önemli olan, içini dökmek iken erkek için önemli olan, sonuç bulmaktır.
nErkek
kadına hiçbir şey yapmasa bile dinleyerek destek verebilir.
nBir kadın
da erkeğe çözüm önerisinde bulunmadan sadece onu kabullenerek yardımcı
olabilir.
nErkek kabul
edildiğini, kadın da paylaşıldığını hissettiği zaman sevildiğini düşünür.
Önemli olan birlikteliğiniz
nHayat bir
fincan kahve gibidir, bazen acı, bazen tatlı olur.
nÖnemli
olan kahvenin tadı değil, onu kiminle birlikte içtiğinizdir.
Kadın Neden Daha Çok Konuşur?
•İnsan beynini en çok çalıştıran
eylem, kelime üretmektir. Sözcüklerin linguistik özellikleri sol beyne,
anlam bölümü sağ beyne, duygular ise beynin derinliklerine yazılıdır.
•Sözcük üretirken hepsi birden
ortak çalışmalıdır.
•Kadınlarda bu özelliğin, biyolojik
olarak üstün olduğunu görüyoruz.
Kadın Neden Daha Çok Konuşur?
uKadın
üzüntülü olduğunda kendini iyi hissetmek için konuşma eğilimindedir. Erkek
ise susmayı tercih eder.
uKadın
yüksek sesle düşünür. Ne söylemek istediğini yüksek sesle araştırır.
uİçtenlik
ve paylaşımcılık hisleri kadını konuşmaya iter. Yakınlık ve yalnız olmama
isteği konuşma ihtiyacını arttırır.
uKadın
bilgi paylaşımı için konuşur. Erkek için ise konuşmak sadece aktarma
işidir.
Konuşmada Zamanlama
lKadın
erkeği keyifsiz gördüğünde onu ısrarla konuşmaya zorlarsa beklemediği bir
tepkiyle karşılaşabilir.
lErkek
kabuğuna çekilip sorununu kendi kendine çözmeye çalışırken eşinin ona
yardım etmek istemesini yetersizlik gibi düşünebilir.
lKadın
üzüntülü iken gereksiz konuştuğunda erkek onu terslerse sevilmediğini ve
değersiz olduğunu varsayacaktır.
lOysa erkek
sadece eşini dinlediğinde onun gevşediğini görecektir.
Sağlıklı iletişim
nKadın
üzüntülü iken eşine sessiz zaman tanıması, erkeğin de eşi üzüntülü iken
onu anladığını hissettirmesi, iletişimi sağlıklı hale getirmeye yeter.
nErkek
suskun veya stresli, kadın çok konuşkan yada üzüntülüyken onda “yanlış
yapıyorsun” hissini uyandırmak, en büyük iletişim hatasıdır.
Farklılığınızı kabullenin…
nEvlilikte
hiçbirimiz son şekli verilmiş, bütün kıvrımları istediğimiz gibi
biçimlenmiş “ideal” ve “mükemmel” insanla karşılaşmıyoruz.
nEvlilik,
henüz evlenmeyenlerin hayal ettiği gibi ilk günde iyiliği yada kötülüğü
belli olan bir piyango değil; kötüyse iyileşebilecek, iyi olduğu halde
bile kötüleşebilecek sürekli bir yolculuktur.
Aşırı İlgi Güvensiz Yapar?
§Bazı
erkekler, eşlerinin her işine karışırlar. Evin düzeninden yemeğin ve
sofranın biçimine kadar hep son kararı veren taraf olmak isterler.
§Bazı
kadınlar, eşlerine annelik yaparlar. Diş fırçalamalarından “Cüzdanını
aldın mı?” demeye kadar sürekli müdahale içindedirler.
§Bu iyi
niyetli çabalar karşı tarafa kendisini güvensiz hissettirir ve onu
rahatsız eder.
§Ev
hayatında kadın, dışarıdaki yaşamda da erkek, son karar veren kişi olmanın
konforunu yaşamalıdır.
Erkek Nasıl Konuşturulur?
lErkekler
konuşmak için konuşmazlar, konuşmak için bir nedenleri olmalıdır.
lZamanlama
ve yaklaşım biçimi uygun ise konuşmaya başlarlar.
lKonuşması
için bir erkeğin ilgi alanını bulmak gerekir.
lErkek
konuştuğunda suçlanmadığını veya baskı altında olmadığını hissederse yavaş
yavaş açılmaya ve iletişim kurmaya başlar.
Duygularda İniş Çıkışlar
nKadınların
iç dünyalarının gelişmiş olması, onları erkeklerden daha çok duygusal
dalgalanmaya götürür.
nKadınların
duyguları bahar mevsimi gibi özel ritim ve döngüye sahiptir.
nErkekler
bunu çoğunlukla anlayamazlar ve kendi davranışlarından kaynaklandığını
zannederek onların hislerini değiştirmeye çalışırlar.
nNasıl
ilkbaharda hep güneş olmazsa kadının duygu dünyasında da hep neşe yoktur.
Sebepsiz üzüntüler yaşar, basit şeyleri dert edebilir. Herhangi bir konuyu
uzatır, zihinlerinden atamaz ve günlerce düşünürler
Kadın Destek İster
lKadın
üzüldüğünde; ihtiyacı fikir almak değil, yanında birisini bulmak, o kişi
tarafından dinlenmek ve anlayış görmektir.
l“Sev,
değer ver, paylaş” desteği kadına yetecektir.
lKadın
olumsuz duyguları bastırdığında onları içinde biriktirir, ama bardağı
neyin taşıracağını kestiremezsiniz.
Kadına Göre Para
nErkek
bakışı genellikle paranın tüm sorunları çözeceği yönündedir.
n“Her
dediğini yapıyorum, yediği önünde yemediği arkasında bu kadına rahat
batıyor!”, erkeklerin çok sık söylediği sözlerdendir.
nKadınlar
maddi ihtiyaçları karşılanmadığında duygusal ihtiyaçlarını daha çok fark
ederler.
nDuygusal
ihtiyaçlar sevilmek, değer verilmek, önemsenmektir. Ancak böylece
kendilerini mutlu ve güvende hissederler.
Kadın Özgürleşmekten Korkar Mı?
lEric Fromm’un bir sözü
vardır: “Çağdaşlaşmanın önündeki en büyük engel, özgürlük korkusudur.”
İnsan özgürlük korkusu yaşamadan özgürleşmelidir.
lEğer bir kadın, bireysel
yeteneklerini geliştirerek özgürlük kazanırsa, toplumsal role dahil
olmakta cinsel kimliğini kullanmaya hiç ihtiyaç duymayacaktır.
Kadın Magazin Malzemesi Midir?
ØCinsellikle
öne çıkmak, kadın için artı değer olmaktan çok, kolaycılıktır.
ØHerhangi
bir konuda kendini yetiştirmeyen, 300 kelimeyle konuşan bir kadın, aynı
cinsiyetten diğer insanları temsil etmekten çok uzaktır, kadın kimliğini
temsil edemez.
ØAyrıca
fiziki görünümü gereğinden fazla yüceltmek, toplum sağlığı açısından doğru
bir davranış değildir.
Can DÜNDAR’ın kaleminden…
nLevent'te
bir estetik kliniğinde görevli bir uzmanla görüştüm.
nDinlediklerime
inanamadım: "14 - 15 yaşında kızlar, ana babalarından habersiz gelip
kaşlarını kaldırmak, fazla yağlarını aldırmak, selülit tedavisi yaptırmak
istiyormuş.”
nGeçenlerde
bir kız elinde Angelina Jolie'nin fotoğrafıyla gelmiş ve "Bununki gibi
dudak istiyorum" demiş.
Vahim bir durum…
n"En büyük
istekleri" neymiş biliyor musunuz? Zara'nın ya da Diesel'in 34 bedenine
sığmak…
nBunun için
yarışıyorlarmış:"Çünkü televizyonda gördükleri mankenler 34 beden giyiyor.
Onu giyebilmek için 44 kilo kalmaları lazım. Bunun için resmen aç
geziyorlar. Gün boyu yedikleri, bir kase yoğurt, iki tas salata, sigara,
kahve ve kola...
n500
kaloriyle yaşamaya çalışıyorlar. O yüzden vücutlarında demir, sodyum
eksikliği var. Yanlış beslendikleri için vücutları hızla deforme oluyor,
müdahale için de bize geliyorlar."
Son 3 yılda gözlenen patlama
•Uzman, bunun son 3 yılda gözlenen
bir "patlama" olduğunu söylüyor:
•"Ben de anneyim, 18'lik 'lipolu'
(yağ aldırmış) kızları görünce dehşete kapılıyorum.
•Biriktirdiği 300 - 500 milyonla
gelip 'Dudağımızı şişir' diyenleri 'Bırakın dudağınızı da gidin kafanızı
şişirin' diye geri yolluyorum."
Gençler kuşatma altında…
uOkulda,
çevrede ve özellikle de medyada cinsel teşhirin yaygınlaşması...
uBaştan
çıkarıcı klipler, uyarıcı filmler, cinsellik yüklü diziler, çıplaklığa
çağıran reklamlar, beyinde ergenliği erken uyandırıyor, cinselliğin
keşfini hızlandırıyor.
uÖzellikle
varlıklı kesimden gençler, lise çağında, özentiyle büyük ve çekici görünme
derdine düşüyor.
uKarşı
cinsi de sadece bir şehvet nesnesi olarak görüyor.
uKüçükler
büyük, büyükler küçük görünmek için yarışıyor adeta...
Gerçek şu ki…
ØReklamlarda
görünen, filmlerde izlenen, billboardlarda sergilenen kadınlar ya da
erkekler sahici değil, kurgulanmış kişilerdir.
ØSevimlilikleri;
seyreden insanlar için değildir.
ØBir başka
şeyi pazarlamak yada temsil etmek için sevimli olmak zorundadırlar.
ØAslında
cinsellik pazarlanabilir kalıplar içine sığdırılmaya çalışılırken,
parmaklar arasından kadının kimliği, kadının kişiliği kaçırılmaktadır.
Kadın 2. Sınıf Mıdır?
•Kadını ürettiği değerlerle
toplumda var kılabilmek için, onu ikinci sınıf görme eğiliminden
vazgeçilmesi gerekmektedir.
•Kadın yalnızca ev işi yapan, çocuk
dünyaya getiren bir varlık gibi telakki edildiğinde, toplumda etkin olan
bir rolü üstlenmesinin kadın kimliğine aykırı olduğu düşünülür.
•Oysa kişiliğin oluşumunda cinsel
kimlik, ancak %20-30 civarında etkilidir. Kişiliğin %70-80’ını, insani
özellikler oluşturur.
Sosyal Hizmet Yaklaşımı
l“Her
başarılı erkeğin arkasında değil, yanında bir kadın vardır” anlayışı ile
kadınlarımızın da ülkemizin geleceğine çok önemli katkılarda bulunacağına
inanıyoruz.
KAYNAKLAR
1.Kadın Psikolojisi. Prof.Dr.Nevzat TARHAN.Nesil Yayınları.
2.Ve Aşk Evliliğin Elinden Tuttu. Dr.Senai DEMİRCİ. Timaş
Yayınları.
3.Etkili Aile Eğitimi. Thomas GORDON. Sistem Yay.
4.İletişim Donanımları. Doğan CÜCELOĞLU.Remzi Kitabevi.