|
| |
|
Koruyucu Aile Hizmetleri |
|
|
Serkan
TÜRK / Sosyal Hizmet Uzmanı / SHÇEK Genel Müdürlüğü-Çocuk Hizmetleri Daire
Başkanlığı |
|
|
Koruyucu Aile Hizmeti İlk Görüşmesinde ve Süreçte
Dikkat Edilecek Hususlar
(Sosyal Hizmet Uzmanlarına Yönelik)
* Kişiler tek olarak, çiftler birlikte görüşmeye alınır.
Koruyucu aile olmak için başvuranların yanlarında onlarla birlikte gelen
yakınlarının olması halinde uygun bir üslupla görüşmenin müracaatçılarla
yalnız olarak gerçekleştirileceği kendilerine açıklanır. Görüşmenin
olabildiğince yalnız görüşmeyi yapan sosyal hizmet uzmanı ve
müracaatçılardan oluşan bir ortamda gerçekleştirilmesine özen gösterilir.
*Müracaatçıları bilgilendiren bir giriş konuşması ile görüşmeye
başlanmalıdır.
Müracaatçıların büyük çoğunluğu bu başvuruyu yapmadan önce farklı
kaynaklardan edindiği bilgilerle gelmektedir. Alternatif hizmet modelleri
(evlat edinme, koruyucu aile, gönüllü aile ) hakkındaki bilgilerini
kendisine göre değerlendirerek kendine özel hizmet talebinde
bulunabilmektedir. Öncelikle koruyucu aile hizmetinin amacı ve kapsamı
hakkında doyurucu bilgi verilmesi önemlidir.
*Müracaatçıları başvuru aşamasına getiren süreci anlatmaları sağlanmalıdır.
Koruyucu aileye ilişkin bilgileri , onları bu karara yönelten sebepler ve
etki eden kişi/unsurlar hakkında genel anlamda bilgi sahibi olunmaya
çalışılmalıdır.
Uygulamada koruyucu aile olmak üzere başvuran kişilerin büyük oranda bu
kararı verme nedenlerinin altında hayır işleme düşüncesi yatmakta olup bir
kısmı bu düşüncesini ifade ederken bir kısmı çekimser davranabilmektedir.
Ancak, bu çocukların bakımını Kurumumuz üstlenmiş olmakla birlikte toplumsal
bir sorumluluk olan bu konuda herkesin kendi payına düşen katkıyı vermesinin
önemi vurgulanmalıdır.
Bu nedenle koruyucu aile olmanın kişilere toplumda ayrıcalık kazandıracağı,
özveri gerektiren bu konumun sürdürülebilmesi için kararlı olmaları
gerektiği böylece hem yanlarındaki çocuğun hem de kendilerinin mutlu ve
huzurlu olacağı toplumun geleceğini olumlu yönde etkileyecek bir esere imza
atmış olacakları ifade edilmelidir.
*Aileler genellikle yanlarına istedikleri çocuğun hemen yerleştirilebileceği
düşüncesi ile başvurmaktadırlar.
Müracaatçılar kuruluşlarda korunma ve bakım altında bulunan tüm çocukların
koruyucu aile hizmetinden yararlandırılabileceğini düşünmektedirler.
Çocukların yasal konumları hakkında ayrıntılı bilgi verilmesinin yanı sıra
aile çevrelerine uygun çocuğun kurum tarafından seçilmesinin daha sorunsuz
bir ilişki oluşturacağının açıklanması halinde kuruluşa gidip herhangi bir
çocuğu seçmelerinin mümkün olmadığını anlayacaklardır.
*Korunmaya muhtaç çocuklar ile durumu koruyucu aileye yerleştirilmeye uygun
olan çocuklar hakkında bilgi verilir.
• Öz ailesi bulunan, ancak ailesinin ekonomik yoksunluğu nedeniyle ayni
nakdi yardım verilmesine rağmen birlikte sağlıklı bir şekilde yaşamın
gerçekleştirilemediği gruptaki çocuklar,

-Ebeveynin iş kaybı, iş arama sürecinde olması,
• Sosyal yetersizliği nedeniyle, öz aile ile birlikte yaşama şansları
bulunmayan çocuklar,
-Eşlerden birinin ölümü yada boşanma nedeniyle tek ebeveynli kalma,
-Akraba destek sisteminin yeterince güçlü olmaması,
-Hükümlülük durumu,
-Öz ailenin uzun süreli tedavi gerektiren sağlık sorunu nedeniyle çocuğun
bakımını üstlenmede yetersiz kalması,
• Psikolojik sorunlar nedeniyle öz ailesinin yanında kalması uygun
bulunmayan çocuklar,
-Ebeveynlerin kısa yada uzun süreli psikiyatrik tedavi sürecine ihtiyaç
duyması,
-Ebeveynlerin bu sorunları nedeniyle çocuğuna kötü muamelede bulunması,
ihmal yada istismarına neden olması,
• Yukarıda sayılan nedenlerle öz ailesince bir süre için bakılamayan ve
çeşitli nedenlerle evlat edindirilme şansını tümüyle yitirmiş olan,
-sağlık sorunlu,
-özürlü,
-ikiden fazla kardeşe sahip olan,
- beş yaşından büyük olan,
durumunun koruyucu aile yanına yerleştirilmeye uygun olduğu sosyal hizmet
uzmanınca belirlenmiş çocuklardır.
Açıklanan nedenlerle, haklarında korunma kararı alınmış çocukların koruyucu
aileler yanına yerleştirilmeleri için öz ailelerinden muvafakat alınması
zorunluluğu yoktur. Bu çocuklar ailelerinden izin alınmaksızın uygun
kuruluşlara yada koruyucu aileler yanına yerleştirilebilmektedir.
* Aileler genellikle (0-1) yaş grubu ve kimsesi olmayan bir çocuğa koruyucu
aile olmak istemektedirler.
Bunun nedeni, günün birinde yakınlarının ortaya çıkarak çocuğu ellerinden
alacağı korkusudur. Müracaatçılara çocuğun terk olması halinde dahi kimsesiz
sayılamayacağı sadece ebeveynleri hakkında bilgi sahibi olunamadığı
anlatılmalıdır. Evlat edindirilen çocukların dahi ailesinin günün birinde
ortaya çıkarak çocuklarını arayabilecekleri yada rıza vermeleri halinde bu
kararından vazgeçebilecekleri kendilerine anlatılmalıdır.
Zaten (0-1) yaş grubu kimsesiz çocukların evlat edinme hizmetinden
yararlandırıldıkları evlat edindirilemeyen çocukların koruyucu aile yanına
yerleştirildikleri, açıklanmalıdır.
Bu konuda ayrıntılı bilgi verilmesi halinde aileler terk konusunda ısrarlı
davranmayacaklardır.
*Ailelerin küçük yaştaki bir çocuğa koruyucu aile olmak istemelerinin önemli
bir nedeni de büyük yaş grubunda çocuğun yerleştirilmesi halinde kendilerini
benimsemeyeceği kaygısıdır.
Müracaatçılara korunmaya muhtaç çocukların özellikleri (olumsuz aile
koşullarından geldikleri, sağlıklı ebeveyn ilişkisine yabancı oldukları,
kuruluş koşullarında teke tek sevgi vermenin mümkün olmadığı, çocukların
aile yaşantısına özlem duydukları,...v.b) nedeniyle kendilerine sevgi
gösteren kişilerle kolaylıkla iletişim kurabilecekleri, çocuğun biyolojik
ailesi olmanın tüm sorunları ortadan kaldırmadığı, çocuğun gereksinim
duyduğu her anda (olumlu olumsuz durumlar) yanında olarak onu geleceğe
hazırlamanın her iki taraf için de önemli olduğu ve meslek elemanlarınca
gerekli danışmanlığın kendilerine verileceği anlatılmalıdır.
Yaşanabilecek sorunların daha çok toplu halde yaşamaya alışmış çocukların,
ailenin kurallarını öğrenmeleri sürecinde ortaya çıkacağı vurgulanmalıdır.
*Aileler koruyucu ailesi oldukları çocukları ileride evlat edinme
düşüncesinde olabilmektedir.
Bu istek her zaman çocuklar yararına sonuç oluşturmadığından ailelerin
başvuru ve değerlendirme sürecinde gerçek amaçlarının ortaya çıkarılmasına
ve amaçları doğrultusunda yönlendirilmelerine önem verilmelidir.
Bilindiği gibi çocuklar süreç içerisinde evlat edindirilmeye uygun hale
getirilebilmektedir. Bu durumda çocuğu evlat edinecek ailenin seçiminde
çocuğun yararı odağında ve evlat edinme mevzuatı çerçevesinde hareket
edilmelidir.
Baştan beri evlat edinme amacıyla Kurumumuza başvurarak mevzuata uygun
şekilde işlemlerini tamamlamış ve büyük bir heyecanla yıllarca sırada
bekleyen ailelerin mağdur edilmemeleri gerekmektedir.
Koruyucu aile yanına yerleştirilmeden önce bu hizmetin çocuk için ne kadar
süre ile planlandığı hakkında aileye net bir bilgi verilmelidir. Süreç
içerisinde çocuğun durumunun evlat edindirilmeye uygun hale getirilebilmesi
ve sırada bekleyen başka bir evlat edinme ailesi yanına yerleştirilebilme
olasılığının söz konusu olması halinde koruyucu aile yerleştirme öncesi
bilgilendirilmelidir.
Çocuk Acil Valilik Oluru ile korunma altına alındığı anda korunmaya
muhtaçlık nedenleri kısa vadede değerlendirilerek ilk kanaat net bir şekilde
bildirilmelidir. Kuruluşa alınan çocukların öz aile ve akrabaları ile
ilişkilerinin sıklığı ve kalitesi takip edilmelidir. Yapılan mesleki
çalışmalara rağmen bunun sağlıklı bir şekilde sürdürülemediği, yada ailenin
hiçbir şekilde çocuğunun sorumluluğunu üstlenebilme olasılığının bulunmadığı
yada aile içi şiddet(çocuğa yada çocuğun bulunduğu ortamda aile fertlerine)
istismar nedeniyle çocuğun güvende olmayacağı kanaatini oluştuğu durumlarda
yasal haklarının kayba uğramaması için vakit kaybedilmeksizin henüz aile
yanına yerleştirilebilme şansını yitirmeden evlat edinmeye uygun hale
getirilmelidir. Evlat edinme sırasında bekleyen ve hukuksal işlemi
tamamlanmayan çocukları kabul edebilecek aile bulunmaması halinde bu süreci
koruyucu aile yanında geçirmesi planlanan bu çocukların durumu hakkında
koruyucu aileler bilgilendirilerek bu konuda ailenin de imzasının bulunduğu
bir tutanak düzenlenmelidir.
Koruyucu aile yanında bulunan çocuğun evlat edinme ailesine yerleştirilme
koşulunun oluştuğu hallerde sürecin aşamalı bir şekilde gerçekleştirilmesi
çocuğun örselenmemesi anlamında üzerinde önemle durulması gereken bir
husustur. Bu işlem gerçekleştirilirken; hem koruyucu aile hem evlat edinme
ailesi hem de çocuk ile ayrı görüşmeler planlanmalıdır. Temelde çocuğun
koruyucu ailesini kaybetmeyeceğine inanması ve ailelerinde bu yönde
davranışlar göstermesi yönünde danışmanlık verilmesi tüm taraflar için
rahatlatıcı bir süreç olacaktır. Bunun için çocuğun yeni aileyi tanımasına,
ilişki kurmasına fırsat tanıyacak şekilde giderek daha geniş zamanı kapsayan
görüşmeler planlanmalıdır. Çocuk hazır olmadan koruyucu aile hizmeti
sonlandırılmamalıdır.
Çocuğun hukuksal durumunun basit bir şekilde, iki ay içinde çözülemeyeceği
kanaati oluştuğunda durum ivedilikle Genel Müdürlüğe bildirilmelidir. Söz
konusu işlemlerin aksatılmadan sürdürülebilmesi için de il müdürlükleri ile
kuruluşların koordineli bir şekilde çalışması önem arz etmektedir.
Alternatif bakım modellerine yönelik hizmet verilirken il müdürlükleri ile
kuruluşlar arasındaki işbirliğinin sınırları kesin olarak belirlenmelidir.
Ailelere söz konusu hizmetler ve hangi çocuğun hangi hizmetten yararlanacağı
hakkındaki açıklamaların sadece il müdürlükleri tarafından yapılması halinde
tek bir kaynaktan bilgilendirme olacaktır. Bu konuda kuruluşlara gerekli
yönlendirmelerde bulunulmalıdır. İl müdürlükleri tarafından yerleştirme
işlemi için kuruluşa aile gönderilmesinden sonra, sadece belirlenen çocuk
hakkında kuruluşların ailelere bilgi vermesi halinde uygulamada ailelerce
gündeme getirilen bazı sorunların da önüne geçilebilecektir.
Kuruluşlar gönüllü aile yada misafir aile uygulamasından yararlandıracağı
çocukların işlemlerini başlatmadan önce il müdürlüğünden bu çocuklar için
aile gönderilip gönderilmeyeceği konusunda bilgi almalıdır. Gönüllü aileye
çocuk önerilirken de ailelere söz konusu hizmetin belirlenen süreler için ve
ilgili mevzuatı çerçevesinde uygulanabileceği çocuğun taahhüt edilen zaman
sonunda kuruluşa tesliminin zorunlu olduğu konusunda kesin bir bilgi
verilmelidir. Ayrıca söz konusu işlem ailenin de imzasının bulunduğu yazılı
belge haline getirilmelidir. Taahhütlerini yerine getirmeyen aileler
hakkında da vakit geçirilmeksizin işlem yapılmalıdır.
Ailelerin talep ettikleri hizmet için başvuruda bulunmuş olmalarına ve talep
etmedikleri bir hizmet kapsamında yanlarına çocuk yerleştirilmemesi
konularında özenli olunmalıdır.
*Koruyucu aile çocuk arasındaki yaş farkına dikkat edilmediğinde ebeveyn
ilişkisinde ciddi sorunlar yaşanabilmektedir.
Aile ile çocuk arasındaki yaş farkı anne-baba-çocuk ilişkisini
sağlayamadığında büyük ebeveynler odağında kendilerinin sorunları olmasına
rağmen yaşanan güçlükleri çocuk nedenli görebilmektedirler. Çocuğun yaşının
gerektirdiği hareketliliği hoşgörü ile karşılayamamaları, sağlık sorunları
nedeniyle çocuğa yeterli zaman ayıramamaları yada bu sorunların çözümü
sorumluluğunu çocuğa yüklemeleri, ebeveynlerden birinin kaybı nedeniyle
çocuğun bakımını sağlamada yetersiz kalmaları,...v.b nedenlerle hizmet
sözleşmesinden vazgeçebilmektedirler. Böylece geri alınan çocuk onarılmaz
bir travmaya daha maruz kalmaktadır.
Ailelerin yanına yerleştirilen çocukların yaş dönemlerinin gerektirdiği
doğal ihtiyaçlarını uygun ve yeterli şekilde karşılanması, çocukların
fiziksel aktivitelerine ortak olunması , okul yaşantısının yönlendirilmesi,
psikolojik, sosyal ve eğitim –öğretime ilişkin gelişimlerinin desteklenmesi
açısından önemli bulunmaktadır. Çocuklar yaşamlarını ev dışında da
sürdürmekte, arkadaş ilişkileri, ergenlik çağı sorunları kuşak çatışmalarına
neden olabilmekte, ebeveyn konumundaki kişilerin sağlık sorunları
yoğunlaşabilmekte ve çocuğun kontrolsüz kalması durumu ile
karşılaşılabildiği gibi çocuktan beklenilmeyecek ağır sorumlulukların
omuzlarına yüklenmesi de söz konusu olabilmektedir. Hem aileler hem de
çocuklar açısından birlikte yaşam hakkındaki beklentiler gerçeklerle her
zaman uyuşmamaktadır. Ev yaşantısı diğer ortamlardaki birlikteliklerden
farklı olmakta, düşünülmeyen zorluklar yaşanabilmektedir. Ayrıca, çağımızın
gereği olarak eğitimin planlanması büyük önem taşımaktadır. Çocuğun gelecek
yaşantısındaki sosyo-ekonomik durumu aldığı eğitimle bağlantılı olacaktır.
Çocukların okulda öğretmenlerinden öğrendiklerinin pekiştirilmesi için
ebeveynlerinde evde çocuğa destek olmaları gerekmektedir.
Büyüyen ve gelişen bir varlık olarak çocuğun her açıdan kendi ayakları
üzerinde durabilmesi için ortalama 25 yaşına kadar çok uzun bir süreç
gerekmektedir.
Kurumumuzun korunması altına alınan çocukların sadece ekonomik yetersizlik
nedeniyle değil, ailelerinin bakım sorumluluğunun yerine getirmede veya
çocukların özdeşim kurabilecekleri yetişkin modeli olma konusundaki
yetersizlikleri sebebiylede korunması gerekebilmektedir.
Koruyucu Aile Yönetmeliğinin 13. Maddesinin (a) bendi “ Koruyucu ailenin,
yanına yerleştirilen çocuğun öncelikle fiziksel ve psiko-sosyal gelişiminin
sağlıklı olabilmesi için gerekli koşulları sağlamakla yükümlü olduğu”
konusunu ifade etmektedir. Bir çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitilmesi
süreci; bu sorumluluğu üstlenen kişilerin fiziksel sağlığından, psikolojik
durumundan, sosyal becerilerinden, yakın ve dış çevredeki sosyal desteklerin
varlığından, hayata bakış açısını oluşturan geçmiş yaşantısından gelecekten,
çevresinden ve çocuktan beklentilerinde, sorunları çözme yönteminden, bir
çocukla yaşamaya hazır olma durumundan, ekonomik yeterliliğinden direkt
olarak etkilenmektedir.
Kurumumuz korunmaya muhtaç çocukların ebeveyni olma sorumluluğunu
taşımaktadır. Çocukların kendilerine en uygun hizmetten yararlandırılmaları
planlanırken şimdi ve gelecekteki haklarının korunması gözetilmektedir.
Korunma altına alınan çocuklar, kendi ailelerinin yanından ayrılmanın
psikolojik şokunu hangi yaşta olursa olsun oldukça ağır yaşamaktadır.
Çocuklar ayrılığı gerektiren süreçte de ayrıca başka örseleyici olaylara
maruz kalmaktadır. Çocuklarımızın omuzlarındaki bu ağır yüklerin daha da
ağırlaştırılmaması için onların bakım sorumluluğunu üstlenmek isteyen
aileler olabildiğince ayrıntılı bir şekilde araştırılmalı, çocukların yüksek
yararlarının korunması odağında seçim yapılmalıdır.
*Engelli ve süreğen sağlık sorunu olan bireylerin başvurularında zaman-zaman
il müdürlüklerinin değerlendirme yapmada tereddütler yaşadığı görülmektedir.
Kurumumuzun çocuklar adına sunduğu hizmetlerin temel amaçlarından biri
çocukların aile yanında yetişme hakkının korunmasıdır. Ailelerin çocuk
büyütmeye hakları olduğu kadar çocuklarında kendilerine en iyi olanakları
sunacak aileler yanında yetişmeye hakları bulunmaktadır. Kendi isteklerini
dile getiremeyen ve haklarını tek başına koruma yeterliliğinde olmayan
çocuklarımızın sözcüsü Kurumumuz olmaktadır.
Engelli veya sağlık sorunu olan kişilerin başvuruları da diğerleri gibi
bireysel olarak araştırılmalıdır. Ancak değerlendirme sürecinde özellikle
üzerinde durulması gereken kriterler bulunmaktadır. Genel olarak kişilerin
engelleri/ süreğen sağlık sorunları ile nasıl başa çıktıkları ve bir çocuğun
bakımını başka birine (aileleri, dostları, komşuları, bakıcı ) bağımlı
kalmadan ne kadar iyi yapabildikleri konuları ayrıntılı olarak
araştırılmalıdır. Kişinin bireysel özellikleri, sosyal çevresi ile olan
ilişkileri ve engelinin/ sağlık sorununun yaşamına yansımalarına bağlı
olarak vakaya özel ortaya çıkan ayrıntılar çocuğun yararı odağında
değerlendirilerek kanaat oluşturulmalıdır.
Toplum, engelli/sağlık sorunu olan kişilere engelleri/hastalıkları ile en
iyi koşullarda yaşamaları için gerekli düzenlemeleri yapmakla sorumludur.
Aynı zamanda engelli/sağlık sorunu olan kişiler iyi ebeveynler de
olabilirler ama engellerlinin/hastalıklarının onları yaşamlarının bazı
yönlerinden sınırladığı , kriz dönemleri yaşadıkları, bu dönemlerde
çocukların bakım sorunlarının nasıl yerine getirileceği konuları göz ardı
edilemeyecek önemli gerçeklerdir. Doğal olarak bu durum koruyucu aile
hizmetinden yararlanacak çocuğu da etkileyecektir.
Koruyucu Aile hizmeti çocuğun yararlanması temelinde planlandığından zaten
ailelerinden ayrılma, kurum bakımı, sıklıkla tekrarlanan ayrılıklar ve
geçirdikleri bütün travmaları omuzlarında özel bir ağır yük olarak taşıyan
çocukların yeni yükler altında kalmamaları yönünde işlem yapılmalıdır.
*Koruyucu ailenin eğitimi
Koruyucu Aile Yönetmeliği’nin 8. Maddesinde yer alan okur-yazarlık koşulu
asgaride belirlenmiştir. Bilindiği gibi Anayasamızın 42. Maddesi her Türk
vatandaşının ilk öğretimi tamamlamasını zorunlu kılmaktadır. Genel
Müdürlüğümüz bağlı kuruluşları ile birlikte bir devlet kurumudur.
Dolayısıyla Kurumuzca verilen hizmetin yasalardan bağımsız gerçekleşmesi
düşünülememektedir. Ayrıca günümüz şartları dikkate alındığında çocuğun
eğitiminin planlanması büyük önem taşımaktadır. Çocuğun gelecek yaşantısında
ki sosyo-ekonomik durumu aldığı eğitimle bağlantılı olacaktır. Çocukların
okulda öğrendiklerinin pekiştirilmesi için ebeveynlerinde çocuğa destek
olabilecek alt yapıya sahip olmaları gerekli hale gelmektedir.
*Koruyucu aile olmak üzere başvuran kişinin sabıkası olması halinde
yapılacak değerlendirme.
İl müdürlüklerince zaman zaman koruyucu aile olmak üzere başvuran ailelerin
sabıka durumları ile ilgili olarak Genel Müdürlükten görüş istenmektedir.
Yüz kızartıcı ve diğer suçların değerlendirilmesinde ailenin çocuğa
aktaracağı sosyal değerler dikkate alınmalıdır. Kişilerin karıştıkları
suçlarla kapsamı bağlamında çocuğun güvenliğinin tehlikede olması durumu
özellikle değerlendirilmelidir. Çocuğa karşı işlenen herhangi bir suça
karışılmış olması halinde başvuru çocuk yerleştirme işlemi yapılmaksızın
iptal edilmelidir. Aynı suçun tekrarlanması yada farklı bile olsa sürekli
birtakım suçlara karışılmasının yanı sıra yasal olarak ağır ceza kapsamında
yer almayan suçların işlenmesi halinde de kapsamlı değerlendirme yapılması
gerekecektir.
* Koruyucu ailenin çocuk sayısı ve çocukla yaşayacağı evin olanakları
Koruyucu ailenin yanına yerleştirilen çocukla birebir anne baba çocuk
ilişkisini kurabilmesi hizmetten beklenen yarar açısından önemlidir. Bu
nedenle başta ailenin çocuk sayısı olmak üzere çocuklara özel düzenlenecek
alanların varlığı, çocuğa ayrılacak zaman ve kalitesi,..vb konuları üzerinde
önemle durulması gereken hususlardır. Ailenin çocuklara yaklaşımı konusunda
kendi çocuklarının sergilediği davranışlar değerlendirilmesi gereken ip
uçlarıdır. İnceleme aşamasında ailenin çocukları ile yapılacak görüşmelere
yeteri kadar zaman harcanması önemlidir. Çünkü yaşantı sürecinde klasik
kardeş kıskançlıkları gündeme gelebilecektir. Akrabalık ilişkisinin
bulunduğu başvurularda da bu husus göz ardı edilmemelidir. Çocukların
kendilerini yaşadıkları eve ait hissetmesini sağlayacak düzenlemeler( çocuk
odası hazırlanması ) uyum sürecini kısaltacağından aileye bu konuda
danışmanlık hizmeti verilmelidir.
*Koruyucu ailenin ikametinin sağlık eğitim kurumları gibi çocuk için önem
taşıyan birimlere uzaklığı.
Ailenin ikamet ettiği ev kadar sosyal çevresi, çevrenin çocuk için güvenli
olup olmadığı, acil bir durum halinde sağlık kurumuna en kısa sürede
ulaşılıp ulaşılamayacağı, eğitim kurumuna çocuğun rahatlıkla ulaşabileceği
mesafede olup olmadığı, ikamet edilen yerleşim biriminde hangi düzeye kadar
eğitim kurumunun bulunduğu, çocuğun istediği şekilde eğitim almasının aile
tarafından nasıl sağlanacağı, güvenli oyun alanlarına yakınlığı,...vb
hususların üzerinde önemle durulmalıdır.
Çocuk isterse istediği kadar okuturuz gibi çoğu zaman ailenin ifade ettiği
düşünceler ortam koşulları ve yaşanılan sosyal ortamın gösterdiği yaşam
tarzı bağlamında değerlendirilmelidir.
*Çocuk görmeye giden ailelerin bir kısmı ile bazı sorunlar
yaşanabilmektedir.
Ailelerin korunmaya muhtaç çocukların gelişim özellikleri konusunda
yeterince bilgilendirilmemesi durumunda çocuk görmeye gittiklerinde bazı
konularda hayal kırıklıkları yaşadıkları gözlemlenmektedir. Bu çocukların
kuruluş bakımına gelinceye kadar olumsuz koşullarda soğuk, yetersiz beslenme
,deneyim ve uyaran eksikliği...v.b nedeniyle sağlıklı aile ortamında yetişen
bir çocuk gibi olamayacağı ancak aile yanına yerleştirildikten kısa bir süre
sonra hızlı bir şekilde aradaki farkı kapattıkları anlatılmalıdır.
Çünkü bu aşamada karar vermekte zorlanan, hemen karar veren ancak çocukla
geçirilen birkaç günün sonunda hemen iade eden aileler zaman geçip de
sağlıklı düşünmeye başladıklarında verdikleri karardan pişmanlık
duymaktadır. Ancak çoğu zaman geri dönüşü olmayan adımlar (çocuğun başka
aileye yerleştirilmesi, dosyanın iptali) atılmış olmaktadır.
Koruyucu aile yanına yerleştirilecek çocuklar 4 yaş ve üzerindeki grupta
bulunduğundan hem çocukların hem de ailelerin karşılaşmaya hazırlanmaları
gerekmektedir;
-Çocuk açısından bu hazırlık herhangi bir olumsuz sonuç göz önüne alınarak
çocuğun ayrıntılı şekilde ailenin amacı hakkında bilgilendirme yoluyla
yapılmamalıdır. [Örneğin ......ailesi bu gün misafirimiz olacak, senin
onlarla tanışmanı istiyorum, yuvamızı onlara senin gezdirmeni istiyorum,
onlarında ....yaşında çocukları var,.......bir evde oturuyor (aileye
özel,çocuğun karşılaştığında şaşırmaması ve kendisini güvende hissetmesini
sağlayacak özet bilgiler bu şekilde verilebilecektir.) ]
-Ailede kuruluşa çocuğu görmeye gitmeden önce çocuğa yaklaşımı ve
konuşmaları hakkında bilgilendirilmelidir. Çocukla birlikte yaşama amacından
açık bir şekilde bahsetmemesi konusunda uyarılmalıdır. [Örneğin; Seni
tanıdığımıza memnun olduk, burayı senin bize gezdiriyor olmana
sevindik,..vb,sürenin sonunda eğer ailenin fikri ilişkinin devamı yönünde
ise yuvanın dışında da ( park, tiyatro, sinema, dondurma yemeye gitme,
hamburger yemeye gitme,...vb ) seninle birlikte zaman geçirmek isteriz,
seninde bizim evimizde misafir olmanı çok isteriz,..v.b şeklinde çocuğa
birlikteliğin süresine ilişkin vaatte bulunmaksızın yaklaşılmalıdır.]
*Çocuk ile öz ailesinin görüşme koşullarının düzenlenmesi.
Bilindiği gibi korunmaya muhtaç çocuklarımız genellikle sağlıksız aile
ortamlarından gelmektedir. Koruyucu ailelerinde çocukların öz aileleri ile
görüşmelerini sağlama yükümlülüğü bulunmakla birlikte iki ailenin kontrolsüz
şekilde karşılaşması uygun bulunmamaktadır.
Çocuğun öz ailesi ile görüşme periyotlarının mümkün olduğunca yeterli zaman
öncesinde planlanması gerekmektedir. Öz ailenin çocuğunu görmeye gelme
sıklığı, tarihleri ve yeri her iki ailenin de açıkça bildiği ve kabul ettiği
şekilde yazılı hale getirilerek kişilere tebliğ edilmelidir. Tebliğ edilen
tarihlerdeki değişiklikler il müdürlükleri aracılığı ile taraflara
bildirilmelidir.
Koruyucu ailenin iletişim bilgileri öz aileye verilmemelidir.
Koruyucu ailenin ikamet değişikliği yapması halinde ise öz aileye gereken
bilgiler yine il müdürlükleri tarafından bildirilecektir. Ailenin yeni
ikametinin bulunduğu il müdürlüğü tarafından görüşme planı tekrar
hazırlanarak ailelere tebliğ edilmelidir.
Öz aileye de çocukla görüşme tarihlerini bir ay önceden il müdürlüğüne
bildirmesinin çocuğun düzeni için daha yararlı olacağı, il müdürlüğü ile
görüşmesini takiben hemen görmesinin mümkün olmadığı uygun bir şekilde
anlatılarak ikna olmaları sağlanmalıdır. Kuruluşta dahi çocukların uyku ve
yemek zamanlarının belli olduğu, okula gitme yada herhangi bir sosyal
faaliyet döneminde çocuğunu göremeyeceği örnek verilebilir.
Tüm planlamalara rağmen öz ailenin, görüşme planına uymadığı, koruyucu
ailenin adres bilgilerine ulaşarak rahatsız edici taleplerde bulunduğu...vb
durumlarda özellikle çocuk ve koruyucu aile olabildiğince yaşanan sorunların
dışında tutulmaya çalışılmalıdır.
Öz aileye çocukla olan iletişimini belirlenen kurallar çerçevesinde
sürdürmemesi halinde çocukla olan ilişkilerine sınırlamalar getirileceği, bu
davranışının sonuçta çocuğa zarar verdiği, çocuğun her iki aile tarafından
sevildiğini bilmeye ihtiyaç duyduğu, koruyucu ailenin, öz ailenin yerini
alamayacağı, zaten böyle bir talebinin de bulunmadığı, koşulları düzelinceye
kadar çocuğun sağlıklı büyümesi için aile ortamlarını açtıkları, çocuğu ile
aralarındaki bağın hiçbir şekilde kopmayacağı anlatılmalıdır.
Koruyucu ailenin planlanmayan bir şekilde öz aile ile karşı karşıya kalması
halinde öncelikle il müdürlüğüne ulaşmaya çalışmaları gerektiği, bunu
yapamıyorlarsa öz aile ile tartışma konusu yaratacak konuşmalardan
kaçınmaları, ailenin bu davranışının çocuklarını kaybetme korkusundan
kaynaklandığı, hiç kimse için çocuğunu paylaşmanın kolay olmadığı, uygun
ortam varsa çocuk ve ailenin kendisinin yanında kısa bir süre görüşmesine
izin vermelerinin ortamı daha fazla gergin hale getirmeyeceği, durumun
tekrarlanmasını istemediğini ve durumu il müdürlüğüne bildireceğini
vedalaşmanın sonunda aileye iletmesi...vb kapsamında yönlendirme
yapılmalıdır.
*Koruyucu aile sürecinde periyodik izlemeler
Koruyucu Aile Yönetmeliği”nin 14. Maddesinde yapılacak izlemelerin
periyotlarının belirtilmemesinin nedeni, izlemelerin vakaların özelliklerine
göre planlanmasında sosyal hizmet uzmanına inisiyatif kullanma alanının
tanınmasıdır. Yeni kurulan ilişkilerde tarafların özellikleri daha sık
mesleki danışmanlık yapılmasını gerektirebilir yada ilerleyen süreçte sık
sık görüşülmesinin çocuğa bir yarar sağlamadığı kanaati oluşabilir. Yine de
koruyucu aile ile çocuk arasında hiçbir sorun olmadığı kanaati oluşsa da
üçer aylık periyotlarla evlerinde yada il müdürlüğüne çağrı yapılarak
izlenmesi, en azından yılda iki kez ev ziyareti gerçekleştirilmesi, diğer
zamanlarda telefon ile görüşmelerin sürdürülmesi, çocuklara il müdürlüğünün
telefonunun ve arayabileceği kişilerin isimlerinin yazılı olarak verilmesi,
okula giden çocukların öğretmenleri ile de bağlantı kurulması yararlı
bulunmaktadır. Aksi taktirde uzun aralıklarla yapılan izlemelerin zaman
içinde çocuk aleyhine sonuçlandığı vakalar ortaya çıkmakta, çocuk ve
koruyucu aile arasında oluşan sorunların bazen çözümlenemediği ve giderek
büyüyüp ilişkiyi yıprattığı yada beklenmedik koşullarla karşılaşılabilindiği
bilinmektedir.
*Koruyucu aile çocuk ilişkisinin devam ettiği süreçte yaşanan sorunlar
nedeni ile bazı aileler çocuğu geri vermek istemektedir;
Aile içinde yaşanan durum değişiklikleri (boşanma ,ölüm,hastalık,yeni bir
çocuğun olması,ekonomik yoksunluk,..v.b) , çocuğun gelişim dönemlerinde
yaşanan bazı sorunlar (altını ıslatma, agresif davranışlar,ergenlik
döneminde aile ve çevre ile yaşanan sorunlar, okul başarısına yönelik
beklentiler,..v.b), hastalık(tedavisi mümkün olmayan, uzun süreli tedavi
gerektiren,...vb) iletişim sorunları, hizmet koruyucu aile kapsamında
olmasına rağmen çocuğa biyolojik ailesi ve ilişkinin niteliği hakkında
yanlış yada hiç bilgi verilmemesi, çocuğun gerçeği ebeveyn sorumluluğunu
taşıyanlar dışındaki kişilerden öğrenmesi, çocuğa gerçeğin ret etmek amaçlı
karşılıklı problemler yaşandığı dönemde söylenilmesi,...v.b nedenlerle
aileler koruyucu ailesi oldukları çocuğu geri verme istemi ile Kurumumuza
başvurmaktadırlar.
Bu nedenle koruyucu ailelere çocuk büyütmenin sorumluluk isteyen zor bir
uğraş olduğu, özellikle gelişim dönemleri gereği yaşanan sorunlara
hazırlıklı olmaları gerektiği açıklanır.
Uzun süreli koruyucu aile çocuk ilişkilerinde sorunların sadece çocuktan
kaynaklanmayacağı, çocuğun büyüdüğü şekillendiği aile ortamının da etkisi
olduğunu unutmamaları vurgulanmalıdır.
Bu kararı vermeleri ve yanlarına çocuk yerleştirilmesinden sonra
müracaatçılara atılan bu adımın geri dönüşünün çocukları onarılmaz şekilde
etkileyeceği bilinci yerleştirilmelidir.
Koruyucu aileden kaynaklanan nedenlerle zorunlu olarak kuruluşa geri
döndürülecek bir çocuk için uygun bir yaşam biçimlendirmenin zorluğu
müracaatçılara anlatılarak hiç kimsenin bir çocuğun geleceğini riske atma
hakkına sahip olmadığı vurgulanmalıdır.
*Koruyucu aile hizmetinin sonlandırılmasına karar verildiğinde çocuğun buna
hazırlanması.
Ayrılık koruyucu ailenin isteği yada isteği dışında gerçekleşse dahi çocuğun
bu sürece hazırlanmasına koruyucu ailenin katkı vermesinin sağlanması
gerekmektedir.
Çocuklar ayrılığın sorumlusu olarak kendisini suçlayabilmekte, öz güvenleri
zedelenmekte, kendileri hakkında aslında gerçekle ilişkisi olmayan olumsuz
fikirler edinebilmektedir. Bunların sonucunda, kendisine değer vermeyen
insanlara güvenemeyen, ilişkilerini uzun soluklu yürütemeyen ve ilişkilerin
nasıl bitirilmesi gerektiğini bilmeyen yetişkinler olarak toplum hayatına
karışmakta ve Ülkemizin geleceğini oluşturmaktadırlar.
Yeni başlangıçlar yapabilmek için uygun bitirişler yapmak gerekmektedir.
Yoksa yarım kalmış bitmemiş işlerimiz sürekli peşimizden gelecektir. Bu
çocuklar için de yetişkinler için de böyledir. Vedalaşmadan ayrılmak
ilişkide yaşanan güzelliklerin, paylaşılan sıcak duyguların ve deneyimlerin
yok olup gitmesine neden olacak ve tarafları yarım bırakacaktır.
Çocuğun koruyucu ailenin yanından ayrılması için tanınan bir süre varsa
çocukla ilişkisinin başlangıç gününe geri dönülmesi, birlikte güzel olayları
hatırlayıp paylaşmaları, varsa fotoğraflarına bakarak hikayelerini dile
getirmeleri, bu süreç içinde de koruyucu ailenin ayrılığın nedenlerini suçlu
göstermeksizin açıklaması, çocuğun da kendi duygularını dile getirmesine
fırsat verilmesi oldukça önemlidir. Çocuğun yanında götürebileceği eşyaları
koruyucu aile ile birlikte hazırlamalarının sağlanması, koruyucu ailenin
çocuktan bir fotoğrafını yada istediği bir eşyasını hatıra olarak
bırakmasını istemesi, eğer ayrılık sağlık sorunu, eş kaybı, iş kaybı, yurt
dışı ikamet zorunluluğu..gibi koruyucu ailenin tercihi ve isteği dışında ise
çocuğa ne zaman ve ne şekilde görüşebileceklerinin açıklanması, telefon
numarası yada adreslerini yazarak çocuğa vermeleri, tutabilecekleri sözler
çerçevesinde konuşmalarının sağlanması, çocuğun yerleştirileceği ortamla
iletişim bilgilerinin koruyucu aileye verilmesi (evlat edinme dışındaki
alternatif hizmet modellerinde ) sağlıklı bir ayrılık için gereklidir.
Ayrılığın acilen olması gerektiği durumlarda ise çocuğun duyguları
gözetilmeden, vedalaşma yapılmadan yaşamak zorunda bırakıldığı ayrılık ile
başa çıkması kolay olmayacaktır. Koruyucu aile çocuğa açıklama yapmak için
yeterli zamana sahip olmadığından, onların çocuğun güvende olacağı bir yere
gideceğinden emin oldukları ve bu konuda duygularını paylaşmak için uygun
bir zamanda onu ziyarete gelecekleri,...vb kapsamında açıklama yapmaları
sağlanmalıdır.
Çocuğun yaşadığı koruyucu aile ilişkisi ayrılık için yaşanması gereken
sürece engel olacak düzeyde olumsuzluklar içeriyor veya hizmet Kurumumuz
tarafından sonlandırılıyor ise konunun açıklanması sorumluluğu sosyal hizmet
uzmanında olacaktır.
Bu çerçevede koruyucu aile ile iletişimde bulunulmalı ve yönlendirme
yapılmalıdır.
Çocuğa da gideceği çevreye ilişkin bilgiler verilerek endişeleri
hafifletilmeli, kendini yalnız hissetmemesi için çaba sarf edilmelidir.
Ayrılık sonucunda dahi çocuğun kendisini istenilen sevilen ve önemli biri
olarak hissetmesi en büyük kazanç olacaktır.
Çocuğun kuruluş bakımına yerleştirilmesi ardından durumunun mesleki olarak
izlenmesi önemlidir. Bu konuda kuruluşlar yönlendirilmelidir. Koruyucu
ailenin ayrılıktan önce çocuğa verdiği sözleri yerine getirip getirmediği
yakından izlenmelidir. Yerine getirmemesi halinde aileye hatırlatmada
bulunulmalıdır.
Tüm sürecin raporlaştırılarak dosyaya eklenmesi çocuğun yeniden aile yanına
yerleştirilmesi sırasında önemli ip uçları verecektir.
*Çocuğun öz ailesi ile yaşama hazırlanması
Koruyucu aile bakımının çocuğun öz ailesi yanına dönecek olması nedeniyle
sonlandırılması süreci çocuğun incinmemesi açısından dikkatle
planlanmalıdır.
Çocuğun öz ailesinden ayrı geçirdiği süreçte onlarla ilişkisinin sıklığı ve
kalitesi özellikle değerlendirilmelidir. Öz ailesi ile uzun aralıklarla ve
kısa sürelerle görüşen çocuklar öz aile yanına döndürülmeden önce izinli
olarak birlikte zaman geçirmeleri sağlanmalıdır. Bu kademeli olarak taraflar
birlikte yaşamaya hazır oluncaya kadar sürdürülmelidir. Çocuk ve öz
ailesinin uyumundan emin olunmadan koruyucu aile hizmeti kesinlikle
sonlandırılmamalıdır. Koruyucu ailenin hayata bakışını, davranış tarzlarını,
alışkanlıklarını benimseyen çocuk için öz ailesi ile yeni bir ilişkiyi
sürdürmek kolay olmayacaktır. Öz aile de çocuğunun kendi anlayışından farklı
davranışlar kazandığını fark edecektir. Bu nedenle çocuğun veya öz ailesinin
isteği dikkatle değerlendirilerek, uygun bulunması halinde uyum süreci
planlanmalıdır. Her zaman bu süreç çocuğun öz ailesine dönmesi ile
sonuçlanmayabilir.
Bazı vakalarda çocuğun öz ailesi ile yaşama başlaması temelinde durum
değerlendirilerek korunma kararının kaldırıldığı, kısa bir süre sonra da
ailenin çocuğa bakamadığı gerekçesiyle yeniden korunma kararı işlemlerine
başlandığı görülmektedir. Bu nedenle korunma kararının kaldırılması
kanaatinin oluşması için de vaka bir süre yakından izlenmeli, acil
kararlarla hareket edilmemelidir. En fazla altı aylık süreçte aile ve
çocuğun en az ayda bir kez izlenmesi ve görüşme raporlarının hazırlanması
sonrasında karar verilmesinde çocuğun yüksek yararı bulunmaktadır.
***Koruyucu aile hizmetinin yasal ve sosyal boyutu hakkında ayrıntılı bilgi
verilir.
***Çocuklar hakkında bilgi verildikten sonra müracaatçıların bu konudaki
soruları yanıtlanır, düşünceleri öğrenilir.
Koruyucu Aile
Adaylarına yönelik bilgi notu için tıklayınız... |
|
|