|
|
RİZE İLİ ÖZÜRLÜ EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ & FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEKOKULU AÇMA PROJESİ
Projeyi Hazırlayanlar M.Nuri GEZMİŞ/İl Sosyal Hizmetler Müdürü D.Ali ERBAŞ / İktisatçı Zeki KARATAŞ / Sosyal Hizmet Uzmanı Filiz BAYRAKTAROĞLU / Fizyoterapist
KASIM 2005 RİZE
Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan birey özürlü olarak tanımlanmaktadır. Ortopedik Özürlü: İskelet, kas ve eklemlerdeki hastalık, bozukluk ve yetersizlikten dolayı, bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi sonucu oluşan özür durumudur. El, kol, ayak, bacak, parmak ve omurgalarında, kısalık, eksiklik, fazlalık, yokluk, hareket kısıtlığı, şekil bozukluğu, kas güçsüzlüğü, kemik hastalığı olanlar, felçliler, Serabral Palsi, spastikler ve sipina bifida olanlar bu gruba girmektedir. Sinir Sistemi Zedelenmesi: Sinir sisteminin zedelenmesi sonucu gelişim düzeyinde ortaya çıkan nörolojik bozukluğun bireyin eğitim, performans ve sosyal uyumunu olumsuz yönde etkilemesi durumu. Görme Özürlü: Tek veya iki gözünde tam veya kısmi görme kaybı veya bozukluğu olan kişidir. Görme kaybıyla birlikte göz protezi kullananlar, renk körlüğü, gece körlüğü(Tavuk Karası) olanlar bu gruba girer. İşitme Özürlü: Tek veya iki kulağında tam veya kısmi işitme kaybı olan kişidir. İşitme cihazı kullananlar da bu gruba girmektedir. Dil ve Konuşma Özürlü: Herhangi bir nedenle konuşamayan veya konuşmanın hızında, akıcılığında, ifadesinde bozukluk olan ve ses bozukluğu olan kişidir. İşittiği halde konuşamayan, gırtlağı alınanlar, konuşmak için alet kullananlar, kekemeler, afazi, dil-dudak-damak-çene yapısında bozukluk olanlar bu gruba girmektedir. Zihinsel Özürlü: Çeşitli derecelerde zihinsel yetersizliği olan kişidir. Zeka geriliği olanlar(mental retardasyon),Down Sendromu, Fenilketonüri (zeka geriliğine yol açmışsa) bu gruba girer. Süreğen Hastalık: Kişinin çalışma kapasitesi ve fonksiyonlarının engellenmesine neden olan, sürekli bakım ve tedavi gerektiren hastalıklardır. (kas hastalıkları, kalp- damar hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları, idrar yolları ve üreme organı hastalıkları, cilt ve deri hastalıkları, kanserler, endokrin ve metabolik hastalıklar, ruhsal davranış bozuklukları, sinir sistemi hastalıkları, HIV). Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından Devlet İstatistik Enstitüsü’ne yaptırılan “Türkiye Özürlüler Araştırması” ile ülkemizdeki özürlülük profili geniş kapsamlı olarak araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, özürlü olan nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %12.29’dur. Buna göre ülkemizde 8.431.937 kişi özürlü olarak yaşamlarını sürdürmektedir. Özürlülük sadece bu sorunu yaşayan kişiyi değil, ailesini ve yakın çevresini ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak etkileyen bir sorundur. Türkiye Özürlüler Araştırmasındaki bazı bulgulara bakıldığında özürlülük öncelikle bir sağlık ve eğitim sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sağlık ve eğitim sistemindeki eksikliler, ülkenin gelişmişlik düzeyi, vatandaşların kaliteli sağlık ve eğitim hizmetleri almasına engel olmaktadır. Bilgi eksikliği, sağlık ve eğitim hizmetlerinin ulaşılabilirliği, ekonomik yükü, tıbbi yetersizlikler vb. nedenler, özürlünün yeterli, zamanında ve sürekli sağlık ve eğitim hizmeti almasını engellemektedir. Özürlü olan nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %12.29’dur. Ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel özürlülerin oranı %2.58 iken (yaklaşık 1.8 milyon) süreğen hastalığı olanların oranı ise % 9.70’dir(Yaklaşık 6.6 milyon). Özürlü olma oranları yaş grubu bazında incelendiğinde her iki grupta da ileri yaşlarda artmaktadır. Ancak, bu artış süreğen hastalığı olanlarda diğer özür grubundakilere göre daha fazladır. 0-9 yaş grubunda ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel özürlü olanların oranı %1.54 iken 0-9 yaş grubunda süreğen hastalığa sahip olanların oranı % 2.60’tır. Bu oran, ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel özürlü olanlarda 50-59 yaş grubu, süreğen hastalığı olanlarda ise 20-29 yaş grubunda yaklaşık iki katına çıkmaktadır. Ülkemizde doğumda yaşam beklentisi kadınlarda 70, erkeklerde 66 yıldır. Genel olarak orta yaşa gelindiğinde eğitim ve işle ilgili sorunların çözümlenmiş ve üretken döneme geçilmiş olması istenir. Özürlülerin her yaş grubunda farklı gereksinimleri olmaktadır. Genel bir perspektifle bakıldığında çocukluk döneminde erken tanı ve tedavi, ardından eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri, arkasından da işe yerleştirme gelmektedir. Özürlülerin yarısının 34 yaşından küçük olması bu gereksinimlerinin karşılanması için ciddi çabalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Özürlü Rehabilitasyon ve Eğitim Merkezi Özürlü Rehabilitasyon ve Eğitim Merkezi’nde; zihinsel engellilere, hiperaktiflere, down sendromlulara, otistiklere, özgül öğrenme güçlüğü olanlara, konuşma geriliği olan çocuklara, psiko-sosyal gelişim geriliği olan çocuklara bilgisayar destekli eğitim verilmektedir. Cerebral palsy, hemiparezi, spina bifida, hemipleji, multple skleroz, kas hastalıkları (Duchenne-Beckler M.D.) ve diğer nörolojik, nöromusküler, kas iskelet sistemini içeren hastalıkların rehabilitasyonu alanındaki hizmetler fizyoterapistler eşliğinde yürütülmektedir. Ayrıca koruyucu fizyoterapi ve iş meşguliyet (İMT) ile bireylerin günlük yaşam aktivitelerinde maksimum düzeyde bağımsız hale gelmeleri amaçlanmaktadır. Kişilerin yetersizliğini bir özür olarak değil aşılabilecek bir engel olarak görüp tüm eğitim ve rehabilitasyon programlarında "olumluya dönük etkili" ilerleme amaçlanmaktadır. Okul-aile işbirliğinin öneminden dolayı periyodik olarak düzenlenilen aile eğitim toplantıları ile ailelerin de çocuklarının eğitimine aktif bir şekilde katılımlarını sağlanmaktadır. Fizik Tedavi-Rehabilitasyon Yüksekokulu ve Fizyoterapistler Fizyoterapi ve rehabilitasyon, hareket yetersizliğine yol açan hastalıklar, yaralanmalar ve ağrılı durumlar sonrasında fonksiyonel durumun olabildiğince iyileştirilmesi ve devamı için bilimsel kanıtlara dayalı değerlendirme ve fizyoterapi rehabilitasyona özel tedavi yaklaşımlarının fizyoterapistler tarafından uygulandığı bir bilim dalıdır. Sağlıklı yasamın temel kavramlarından olan fiziksel uygunluk, fizyoterapistler tarafından geliştirilmiş bilgi, beceri ve yaklaşımların kullanımı ile devam ettirilebilmekte veya artırılabilmektedir. Türkiye'de fizyoterapist yetiştiren, eğitim süresi 4 yıl olan sekiz yüksekokul bulunmaktadır. Eğitimin 4 yıl üniversite eğitimi olmasının Fizyoterapistlik mesleğine yararı, bilimsel formasyonunu çağdaş düşünce ve yaklaşımlar ile şekillendirebilen fizyoterapistler yetiştirmek olmuştur. 2004-2005 akademik yılı itibari ile Türkiye'deki mezun fizyoterapist sayısı 4.000 civarındadır. ülkemizde fizyoterapi-rehabilitasyona gereksinimi olan özürlü şayisinin 9.000.000 civarında olduğu düşünüldüğünde, fizyoterapist şayisinin ileriye yönelik artırılmasının hizmet sunumu açısından önemi ortaya çıkmaktadır. Türkiye'de her yıl ortalama 400 fizyoterapist mezun olmakta ve 10 yıl sonra Türkiye'deki fizyoterapist sayısının 8.000'e ulaşacağını göstermektedir. Fizyoterapistlik mesleğinin güzel olan bir yanı da ülkemizde bu alanda iş bulabilme sorununun olmayışıdır ( özel sektör, hastaneler ve rehabilitasyon merkezleri vb…). Aldıkları eğitimi toplumun değişen gereksinimlerine uyumlandırabilen fizyoterapistler hareket ve fonksiyondaki kayıpları, var olan yetenekleri, özürlülüğü ve engeli değişik ölçme-değerlendirme, özel testler ve yaklaşımlar ile değerlendirir, fizyoterapi tanımlamasını takiben kişinin fonksiyonel gereksinimleri, yetenekleri ve motivasyonunu göz önünde bulundurarak tedavi programını planlar ve uygular. Fizyoterapi- rehabilitasyon programını uygularken nöroterapatik yaklaşımlar, egzersiz, manuel tedavi yöntemleri, fiziksel-elektroterapi ve mekanik ajanlar, fonksiyonel aktivite eğitimi ve mesleki rehabilitasyon yaklaşımları gibi yöntemlerden yararlanırlar. Gerekli durumlarda yardımcı, adaptif, destekleyici ve koruyucu ekipman, cihazlar ve araç/gerecin tasarımını ve takiben günlük yaşam aktiviteleri sırasındaki kullanımını bizzat gözlemleyip eğitim vererek yardımcı olurlar. Herhangi bir neden ile kolunu ya da bacağını kaybetmiş kişileri fizyoterapi yöntemlerinden yararlanarak protez (suni uzuv) uygulanmasına hazırlar, hastaya uygun protezin tasarımı ve protez ile rehabilitasyonunda görev alırlar. Tıbbın pek çok alanına (Nöroloji, ortopedi, pediatri, kardiyoloji, göğüs hastalıkları, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, jinekoloji, üroloji, ramatoloji, psikiyatri gibi) hizmet veren fizyoterapistler, zamanla toplumun değişen gereksinimlerine göre çeşitli alanlarda özelleşmişlerdir. İlimizde Sorunun Niteliği ve Kapsamı 2000 yılı nüfus sayımı sonrası DİE tarafından yayınlanan istatistiklere göre ilimizde 6.786 özürlü bulunduğu belirtilmektedir. Ancak ülke nüfusunun %12,29’unun özürlü olduğu düşünüldüğünde, bu rakamın çok daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. Süreğen hastalığı nedeniyle özürlü olan bireylerin sayısı da eklendiğinde, bu sayının merkez, ilçe ve köylerle birlikte 44.973 olduğu tahmin edilmektedir. Bu kadar özürlünün yaşadığı ilde 1 özel teşebbüs tarafından açılan, 1 Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı toplam 2 adet Özürlü Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi bulunmaktadır. Bu merkezlerin hizmet verdiği özürlü sayısı 250-300 civarındadır. Bu merkezlerin özürlülere, özürlü ailelerine sunduğu eğitim, rehabilitasyon hizmetleri fiziksel ve teknolojik yetersizlikler nedeniyle sınırlıdır. İlimizde özürlülere yönelik eğitim ve rehabilitasyon programlarını yürütecek meslek elemanı sayısı da yeterli düzeyde değildir. Özellikle Fizyoterapist eksikliği yaşanmaktadır. Bu nedenle Özürlü Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nin yanında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu’nun açılması merkezin işleyişini önemli ölçüde rahatlatacaktır. Açılacak yüksekokulda okuyan öğrenciler 2. sınıftan itibaren yapacakları uygulama ve klinik dersleri için modern bir uygulama alanına kavuşmuş olacaklar ve merkez ise Fizyoterapist eksikliği sorunu yaşamayacaktır. Rize İli 2000 Yılı Yaşayan Kişi Sayısı
Rize İli’nde Özürlü Sayısı
Rize İli’nde Sosyal Güvenlik Kapsamında Olan Kişi Sayısı
Özürlülerin eğitimi ve rehabilitasyonu alanında bir merkez inşa edilerek başta Rize İli olmak üzere Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan özürlü bireyler ve ailelerine eğitim, rehabilitasyon, sağlık ve istihdam desteği sağlanması hedeflenmektedir. Ayrıca Üniversiteye bağlı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu açılarak bu alanda ihtiyaç duyulan Fizyoterapist eksiğinin karşılanması ve ilimize açılması planlanan üniversitenin de yeni bir bölümle zenginleştirilmesi ve güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Merkezin inşa edilmesi ve hizmete açılması sayesinde; özürlü bireylerin sorunlarına çözüm bulunması ve içinde bulundukları koşullarının iyileştirilmesi olanağına kavuşulacaktır.
Özürlü Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde; Rize İl Merkezi ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan 0–21 yaş grubu fiziksel, zihinsel, görme, işitme ve konuşma özürlüler ve aileleri ile çalışılacaktır. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu ile ÖSS’yi kazanan Sayısal Grubu öğrencilerin eğitim-öğretim görmesi sağlanacaktır.
Özürlü Merkezi için Rize Sahili Dolgu Sahası’nda Rize Belediye Başkanlığı’nın yer tahsisi yapmasının sağlanması, Merkez binasının inşası, çevre düzenlemesi ve tefrişatı için Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanlığı’nın ödenek tahsisinin sağlanması, Merkezin binası ve çevre düzenlemesi için Rize Bayındırlık Müdürlüğü ve Rize Belediyesi İmar Müdürlüğü ile ortak etüt çalışması yapılarak yaklaşık maliyetin hesaplanması, Yüksekokulun Rize’ye açılması için K.T.Ü. Rektörlüğü kurulundan karar çıkartılmasının sağlanması ve yüksekokulun fiziki şartları için KTÜ Rize Milli Piyango Kampusu’ndan destek alınması, Merkezin ve yüksekokulun akademik personel ihtiyacının karşılanması amacıyla Rize Araştırma Hastanesi ile işbirliği protokolü imzalanması, Yüksekokulun öğretim üyesi ve araştırma görevlisi ihtiyacının karşılanması amacıyla başta Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Y.O. olmak üzere Türkiye’de bu alanda eğitim veren Yüksekokulların desteğinin alınması için çalışma başlatılması, Merkezin eğitim programlarının hazırlanmasında ve özürlülerin tespitinin yapılmasında İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün desteğinin alınması,
2006 yılı içerisinde; Özürlü Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nin Rize Belediye Başkanlığı tarafından yer tahsisinin yapılarak, Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanlığı tarafından finansman desteğinin sağlanması ve inşaatın başlatılması hedeflenmektedir. 2006 yılı başında; Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Y.O. için K.T.Ü Rektörlüğü’nden gerekli iznin çıkartılarak akademik personel ve fiziki alt yapı çalışmasının başlatılması hedeflenmektedir.
Özürlü Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi için Rize Belediye Başkanlığı ile görüşmeler yapılarak, merkezin inşa edileceği arazinin tespit edilmesi ve Kızılay Genel Başkanlığı’na devrinin sağlanması, Merkezin arazi boyutlarına göre kesin projesinin belirlenmesi ve yaklaşık maliyetin tespit edilmesi, Merkezin inşası için gerekli olan finansman kaynağının aktarılmasının sağlanması ve inşaata başlanması, Merkezin inşası sonrası Rize Belediye Başkanlığı ile işbirliği yapılarak çevre düzenlemesinin yapılması, Merkezin demirbaş, tefrişat ve araç-gereç ihtiyaçlarının tespit edilerek satın alınmasının sağlanması, Merkezin işletme ruhsatının Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanlığı adına Rize Şubesi tarafından alınması ve kuruluş çalışmalarının başlatılması, Merkezde çalışacak meslek elemanı ve yardımcı personelle sözleşme yapılması, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu’nun açılması için K.T.Ü. Rektörlüğü ile iletişime geçilerek gerekli yasal işlemlerin tamamlanması, Yüksekokulda görev yapacak akademik personelle iletişime geçilerek kuruluş çalışmalarının başlatılması, Yüksekokulunun eğitim-öğretim vereceği binanın fiziksel koşullarının ve eğitim materyallerinin hazır hale getirilmesi,
Bu Proje 2006–2007 yılını kapsayacak şekilde tasarlanmıştır. Proje kapsamındaki amaçların gerçekleştirilmesi ve faaliyetlerin yapılması için; Rize İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, Kızılay Derneği Rize Şube Başkanlığı ve Rize Belediye Başkanlığı koordineli bir çalışma yürütecektir. Proje kapsamında gerçekleştirilecek proje, inşaat, çevre düzenlemesi, tefrişat ve hizmete açılış çalışmaları için ihtiyaç duyulacak mali kaynak Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanlığı tarafından karşılanacaktır. 8. İzleme ve Değerlendirme Faaliyetlerin işleyiş ve süreçleri hakkında 6 aylık zaman dilimlerinde rapor düzenlenmeli ve önerilen teklifler doğrultusunda yeni çalışmalar başlatılmalıdır. Uygulanan faaliyetlerde kamusal ve gönüllü kaynakların etkili ve verimli bir şekilde kullanılması sağlanarak, faaliyetlerin her aşamasında değerlendirme yapılmalı ve bir sonraki aşaması için gerekli önlemler alınmalıdır. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi
rizedost@hotmail.com adresine gönderin.
|