T.C.

BAŞBAKANLIK

SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU

R İ Z E  İ L   S O S Y A L   H İ Z M E T L E R  M Ü D Ü R L Ü Ğ Ü

ANA SAYFA SOSYAL HİZMETLER PERSONEL HABERLER

FAALİYETLER

PROJELER İLETİŞİM SHÇEK MESLEKİ PAYLAŞIM FOTOĞRAF BELGE MERKEZİ LİNKLER ESKİ DOSTLAR
KURULUŞLARIMIZ

İL MÜDÜRLÜĞÜMÜZ

 

ÇOCUK YUVAMIZ

 

YETİŞTİRME YURDUMUZ

 

ÖZÜRLÜ BAKIM MERKEZİMİZ

 

AİLE DANIŞMA MERKEZİMİZ

 

HİZMETLERİMİZ

ÇOCUK HİZMETLERİ

 

GENÇLİK HİZMETLERİ

 

AİLE TOPLUM KADIN HİZMETLERİ

 

SOSYAL YARDIM HİZMETLERİ

 

YAŞLI BAKIM HİZMETLERİ

 

ÖZÜRLÜ BAKIM HİZMETLERİ

 

EVLAT EDİNME HİZMETLERİ

 

KORUYUCU AİLE HİZMETLERİ

 

ÇALIŞMALARIMIZ

BİR ÇOCUĞA KUCAK AÇ KAMPANYASI

RİZE ENGELLİLER HARİTASI

DİLENCİLİĞİN ÖNLENMESİ

SOKAKTAKİ ÇOCUKLARIN REHABİLİTASYONU

ÖZÜRLÜ, YAŞLI, HASTA BAKICILIĞI KURSU

BEYAZ HALKA PROJESİ

AİLE İÇİ ŞİDDETİ ÖNLEME ÇALIŞMASI

GÖNÜLLÜ KURULUŞLAR

ÇOCUKLAR YARARINA KURULAN DERNEKLER

 

ana sayfa

SAKATLAR HAFTASI: 16 MAYIS 2005

2004

Engelli Haritası

Sakatlar Haftası Yoğun Katılımla Kutlandı

2004 Yılı Sakatlar Haftası

Engelli Haritası

Rize Engelliler Haritası

Sakatlar Haftası 16 MAYIS 2005 tarihinde Rize Öğretmenevi'nde düzenlenen yemekli programla kutlandı. Programa engelliler aileleri ile birlikte katıldı. Ayrıca Rize Valisi Enver SALİHOĞLU, Belediye Başkanı Halil BAKIRCI, Garnizon Komutanı ve pek çok Daire Amiri de katıldı.

Rize Engelliler Haritası

SAKATLAR HAFTASI PROGRAMI

Programın sunuculuğunu yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Zeki KARATAŞ, izleyenlere dawn sendromlu çocuğu olan bir annenin gerçek hayat öyküsü anlattı.

Bir annenin yaşam öyküsü…
 Bazen bilinçli bir karar, bazen toplumsal bir tevekkül. İşte öylesine bir boyun eğiş. Herkes için zor karar, zor adım. Sorumlu anne-baba olmak da zor.
 Şimdi size bir annenin öyküsünü anlatacağım.
 Gözyaşı ile, coşkuyla anlatıyor bu annemiz:
Çocuk sahibi olma isteği
 “Yıllarca tedavi oldum, anne olamadım. Her gün, ‘Allah’ım ne olur bir evlat ver. İstersen bir taş ver’ diye yalvarıyordum.
 Benim için çocuk sahibi olmak öylesine bir istekti ki anlatamam.
Müjdeli haber…
 Umudumu kestiğim yıllarda, 46 yaşındayken hamile olduğumu öğrendim. Sevinçten çılgına döndüm. Tüm özlemimle onu beklemeye başladım.
 Hayatta hiçbir şey beni üzemez, diyordum artık. Fakirliğime, kaybettiğim yakınlarıma, çok değerli saydığım her şeye anlamsızca bakıp, hayatta yürümüyor adeta koşuyordum.
Çocuğum özürlü doğacak…
 Hamileliğim 6 ay olunca yapılan test sonucu çocuğumun “dawn-sendrom”lu olduğunu öğrendim. Bu deyimi hiç duymamıştım.
 “Doğunca yaşamayıp ölecek mi?” dedim. “Hayır özürlü yaşayacak” dediler.
Ben bu evladı ömrümce bekledim!
 Hiç önemli değil. “Ben bu evladı ömrümce bekledim. Yeter ki yaşasın” dedim; bu özlemle verdiğim kararın ne anlama geldiğini bilmeden umutla bekledim.
 Bunu eşim hariç, hiçbir yakınımla da paylaşamadım.
Diğer çocuklardan farklı
 Bebeğim doğdu. Diğer çocuklardan farkını 3-4 aylık olunca hissettim. Daha doğrusu çevre bana hissettirdi. Bu çocuk garip bakıyor…
 Büyüdükçe sorunları da büyüdü. Akranlarından farklıydı. Gelişimi, şekli farklı. Birden büyük bir suçlamayla karşılaştım.
 “Kim bilir Allah’a ne yaptın ki bunu sana verdi?” dediler. Biliyormuşum da izin verdim yaşamasına.
6 sene sakladım…
 “Bu bir ceza, ben de bir suçlu isem, saklamalıyım” dedim. Ve çocuğumu herkesten sakladım. Eleştiren insanlardan, korkan çocuklardan…
 Yüreğim dayanamadı sözlere, bakışlara… 6 sene evden çıkmadım. Tabi bazı arkadaşlarım acıyarak, “boş ver bu senin imtihanın” dediler.
Şimdiye Kadar Neredeydin?
 Sonra bir arkadaşım, bu çocukların eğitilebileceğini söyledi. 9 yaşında çocuğumu bir özel eğitim merkezine götürmeye başladım.
 “Neredeydin? Birkaç yıl önce getirsen, şimdi çocuğun normal ilköğretim okuluna gitmiş olacaktı. Çok çabuk öğrenen bir çocuk” dediler.
Keşke dememek için eğitim…
 Benim çocuğumun fiziksel özrü çok az ve hızlı öğreniyordu. Şimdi bütün insanlarla daha sıcak ilişkiler kuruyor; ben de o da çok mutlu.

Saklanmıyoruz artık.
 Ama hayatımdaki “keşke”leri çıkarıp, daha bilinçli davranmadığıma üzülüyorum. Beni eleştiren bir çok insana bunun ceza olmadığını gösterip utandırabilseydim.
 Her şeyden önemlisi, eğitimin ve bilincin mucizesini keşke daha önceden yaşayabilseydim…

Eğitim ve Bilinç
 Özürlü insanların yaşayıp yaşamamasına karar verirken nelerden etkileniyoruz? Yoksa onların hayatlarını kolaylaştıracak ortamlar hazırlamak mı istemiyoruz?
 Eğitimleri zor diye, pahalı diye mi? Hangi eğitim ucuz ki!
 Sabretmek ve dayanmak zor. Hayatta kolay olan ne var ki!..
 Ama önemli olan, ön yargıları silebilmek; toplumsal bir bilinç oluşturup doğal ve güzel davranışları doğru ve etkin davranışa dönüştürebilmektir.

 

İl Sosyal Hizmetler Müdürü

M. Nuri GEZMİŞ'in Konuşma Metni
SAKATLAR HAFTASI

Her yıl 10-16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan "Sakatlar Haftası"münasebetiyle düzenlenen programımıza hoş geldiniz der; hepinize sevgi ve saygılarımı sunarım.
Bugün dünyada yaklaşık 500 milyon engelli insan bulunmaktadır ve bu sayı giderek artmaktadır. Bir çok ülkede 10 kişiden en az biri fiziksel, zihinsel veya duyusal bozukluklar nedeniyle engellidir ve özrün varlığından, nüfusun en az yüzde 25'i olumsuz etkilenmektedir.

Birleşmiş Milletlerde bu doğrultuda konuya hassasiyetle eğilmiş ve 1981 yılında aldığı bir kararla "Özürlüler Yılı" ilan etmiştir.
Aynı zamanda bunu izleyen on yılda üye ülkelerde uygulanmak üzere bir eylem planı kabul etmiştir.
Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Devlet İstatistik Enstitüsü işbirliğiyle yapılan, Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre, mevcut nüfusumuzun, % 12.29 yani 8,5 milyonu engellidir.
Bu da ailesiyle birlikte yaklaşık 25 milyon insanımızı ilgilendiren toplumsal bir sorundur.

Devlet, çağdaş nitelikleriyle milletin her kesiminin ihtiyaçlarını karşılayarak, ferdi ve toplumu, mutluluk ve güvenle yaşatma görevini üstlenen bir teşkilattır.
İnsan haysiyetine yaraşır ve toplumla kaynaşan hayat tarzı, engellilerin en tabii hakkı ve devletin de öncelikli vazifesidir.
Devletin engellilik konusunu eğitim ve organize yönleriyle bir bütün olarak ele alması insan haklarının bir gereğidir. Nitekim Anayasamız ve yasalarımız engellilere ilişkin olarak evrensel değerlerle paralel düzenlemeleri öngörmüş ve Devleti engellilerin sorunlarına yönelik olarak yükümlü kılmıştır.

Devletimizin evrensel ölçülerde engellilerini sahiplenme çabası, toplumsal bilinçlenme ve kamuoyu desteği ile anlamlı ve gerçekçi bir boyuta ulaşacaktır.
Kurum olarak, engellilere götürülecek hizmetlerdeki temel prensibimiz; engelli vatandaşlara hayırsever ve acıma duyguları ile yaklaşmak değil kurumsal hizmetlerin korunup geliştirilmesidir. Geçmişte, genel olarak engellilere sosyal yardım açısından yaklaşılmakta ve sadece bakım hizmetleri sunulmaktaydı. Bu da engellilerin kendilerini toplum dışı hissetmelerine sebep olmaktaydı.

Engellilerimizin karşılaştıkları sorunların çözülmesi, çağdaş bir toplumda, ayrım yapılmadan, hak ve özgürlüklerden herkesle eşit oranda yararlanması, kültür, sanat ve spor alanlarında ve toplumun diğer bireyleriyle eşit pozisyonda yer alabilmeleri için desteklenmesi yalnızca devletin değil, yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin ve toplumun diğer kesimlerinin ortak görevidir.
Bu kapsamda engellilere hizmet götüren kamu, özel sektör ve gönüllü sivil toplum örgütlerinin güçlendirilmesine önem vermeliyiz.

Bu nedenle de istisnasız bütün insanlarımızın sahip olduğu engellilere karşı duyarlılık duygularını, toplumsal bir potaya taşımamız gerekmektedir.
Eğitimden sağlığa, iş ve mesleki rehabilitasyondan kültür ve sanata, spor ve kent standartlarının iyileştirilmesine, ulaşımdan psikolojik ve sosyal desteğe, bireysel ve aile danışmanlığı hizmetlerinden gerektiğinde sürekli bakıma kadar, çok ciddi ve çözüm bekleyen sorunların bulunduğu bir gerçektir.

Bu gereklilik ve sosyal hukuk devleti anlayışı ile engellilerin sorunlarını önemseyip, gerekli ve çağdaş hizmet modellerinin geliştirilmesi ve engellinin tüketen değil, üreten ve bağımsız yaşayabilen insanlar haline getirilmesini gerektirmektedir. Bu anlamda günümüzde engelliler konusunda ciddi çalışmalar başlatılmış bulunmaktadır.

Bunlardan kısaca sizlere bahsetmek isterim.
Bunlardan ilki, engelliler konusunda toplumda, yeni bir engelli bilinci ve duyarlılığı meydana getirmekti. Bu bağlamda yine ilimizle alakalı olarak 2003 yılında ilimiz sınırları içinde tüm mahalle ve köy muhtarlarımıza yazılarak veriler topladık ve 1180 engelli ile ilgili veriler toplayabildik.
2004 yılı yani geçen yıl bu araştırmamızı yeniledik bu sefer 1820 engelli tespit edebildik. Halbuki 2000 yılı Genel Nüfus Sayımına göre ilimizde 6400 engelli kaydedilmiş ancak Genel nüfusumuzun 365 bin olduğu göz önüne alınırsa ve nüfusun % 12’ si de engelli olduğu gerçeğinden hareketle aslında ilimizde 40 bin dolayında engelli vatandaşımızın bulunduğu ama ne yazık ki bunların ailelerince dahi bildirilmediği ile karşı karşıyayız.

Engellilerin en önemli problemlerinden birisi de hiç şüphesiz istihdam konusudur.Nitekim 2005 yılı "Özürlülerin İstihdam Yılı" olarak ilan edilmiştir. Bu çerçevede;İş Kanununda yapılan değişiklikle, engelli istihdamının arttırılması ve teşvik edilmesi öngörülmüştür. Bununla beraber, engellilerin istihdamı sorunu bir yılda çözülebilecek bir sorun değildir.
Bundan dolayı 2005 yılı sürekli ve etkin politikaların belirleneceği ve belirlenecek politikaların hangi sistemlerle yürütüleceğinin de ortaya konulacağı bir yıl olacaktır.
Bu amaçla, çalışmaların bir yıllık süre ile sınırlı kalmaması, engellilerin istihdamı sorununa kalıcı çözümler üretilmesi ve ülkenin sosyal politikalarında önemli bir açılım sağlanması amacıyla Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından "2005-2010 Özürlülerin İstihdamı Eylem Planı Taslağı" hazırlanmıştır.

Maliye Bakanlığı ile sağlanan işbirliği ve koordinasyon sonucunda, vergi reformu yasasında, serbest meslek sahibi olan engelliler ile serbest meslek sahibi olup ailesinde engelli bireyi bulunanlara vergi indirimi uygulaması gerçekleştirilmiştir.

Gerek özel sektör ve gerekse Kamu kurum ve kuruluşlarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki engelli kontenjanlarını doldurmaları için gerekli çaba gösterilmekte olup ve bu çerçevede sınavlar açılmaya devam edilmektedir.
Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı'nın koordinatörlüğünde, Devlet İstatistik Enstitüsü ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı ile birlikte yürütülen "Özürlüler Araştırması" sonuçlandırılmış ve bu alanda ortaya çıkan ilk temel veriler dünya kamuoyuna açıklanmıştır.

Devletimizin bu kurumları;
hem engelliler alanında ilk,
hem de hedefi belirli bir kitle olan en geniş kapsamlı ilk araştırmaya imza atmıştır.
Türkiye "Özürlüler Araştırması" ile engellilik oranı, engellilik türü, oluş sebepleri, engellilerin sosyo ekonomik yapısı, engellilerin aile, sosyal yaşam ve iş ortamında karşılaştıkları sorunlar ile beklentilerinin neler olduğu ve bölgesel farklılıklarının ölçülmesi hedeflenmiştir.

Araştırma sonucunda; ülkemizde engellilik oranı sözlerimin basında da belirttiğim gibi % 12,29 olarak belirlenmiştir. Bu oran Dünya Sağlık Örgütü'nün verileriyle örtüşmektedir.
İlk defa yapılan bu araştırmadan, toplumun tüm kesimleri yararlanacaktır. Çünkü; elde sağlıklı veri olmadan sağlıklı ve kalıcı politikalar oluşturmak mümkün değildir.
Araştırmanın önemli sonuçlarından birisi de, erken tanı ve erken müdahale hizmetleri ile rehabilitasyon programlarının sistemli olarak oluşturulmasını zorunlu kılmasıdır. Elde edilen veriler doğuştan gelen engelin kayda değer bir seviyede olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Bakanlığımıza bağlı Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından projelendirilen ve Sağlık Bakanlığı ile koordine edilip uygulanan "Ulusal Yeni Doğan İşitme Taraması Kampanyası" olanca hızıyla devam etmektedir.
Erken tanı ile engellinin mevcut kapasitesini kullanarak geliştirmesi ve ikincil engellilik halinin oluşması önlenmektedir.


Yine, yıllardan beri ihmal edilen engellilerimizin sorunlarına çözüm bulmak ve bu konuda kanuni düzenlemeleri yapmak üzere çalışmalar tamamlanmış "Özürlüler Hakkında Kanun" tasarısı 5 mayıs 2005 günü TBMM ne sevk edilmiştir.
Çağdaş normlara göre bütün çevrelerin ve özellikle Engellilerle alakalı sivil toplum kuruluşlarının da görüşleri alınarak hazırlanan bu tasarının en kısa sürede yasalaşması dileklerimle daha öncede söylediğimiz gibi Sosyal Hizmetler olarak görev alanımıza giren konularda her zaman;

Diğer konularda da rehberlik amacıyla hep yanınızda olduğumuzu bildirir, başta sayın Valim olmak üzere bizleri onurlandıran değerli davetlilere şükranlarımı arz eder Tüm Engelli vatandaşlarımıza sağlık ve mutluluklar dilerim.

 

Rize Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Kemal ÇELİK'in Konuşma Metni:
I
Sakatlar Haftası dolayısıyla Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Bedensel Engelliler Derneğimiz tarafından düzenlemiş olduğumuz programımıza hoş geldiniz.
Davetimize katılarak bizi onurlandırdınız, hepinize şahsım ve arkadaşlarım adına şükranlarımı arz ederim.

Bizler çeşitli engelleri olan insanlarız, bu engelleri aşabilmek için gereksinimlere ihtiyacımız vardır.
İstihdam, ulaşım, eğitim, sağlık, spor ve sosyal ihtiyaçlarımızı karşılamada siz değerli devlet görevlilerine büyük görevler düşmektedir.
Ancak bu yıl özürlülerin istihdamı yılı ilan edilmesine rağmen bu konuda bugüne kadar pek çalışma yapılmamıştır.

Unutmayalım ki her sağlam insan bir engelli adayıdır, sizler bizler için bazı çalışmalar yapın ki ihtiyaç duyduğumuzda bizlerde bazı engelleri aşıp ihtiyaçlarımızı giderebilelim.
İhtiyaçlarımızın başında uygun bir dernek yerimizin olmaması gelmektedir.Bundan dolayı Valiliğimize bağlı özel idareye ve belediyemize bu konuda görev düşmektedir.

Bunun dışında küçük bir sosyal tesis, tuvalet, bankamatik, ulaşım, hastane kuyrukları, ,yaya kaldırımları gibi daha bir çok sorunlarımızın giderilmesi konusunda kanun ve yönetmelik çerçevesinde ilimizde bazı çalışmaların derneğimizle koordineli bir şekilde başlatılmasını arzu ediyoruz.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün Rize Atatürk Stadında kapalı salonunda bedensel engellilere yönelik uygun yer yapmasını talep ediyoruz.

Bu arada Çay-Kur Genel Müdürümüz Sayın Ekrem Yüce‘ye, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne kısmen de olsa desteklerinden dolayı şahsım ve arkadaşlarım adına şükranlarımı arz ederim.
 

 

Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi rizedost@hotmail.com adresine gönderin.
Telif Hakkı © 2006 Rize İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü(tasarım: Zeki Karataş)
Son değiştirilme tarihi: 16/03/07