Yaşlılıkta hastalıklar artar... (slayt-11)
n Ayrıca kalp ve damar hastalıkları artmakta, duyu organlarında, fiziksel hareketlerde gerilemeler, davranış ve reflekslerde, yavaşlamalar, kemiklerde erime, kireçlenmeler görülmektedir.
n Bazılarına göre, yaşla ilgili her fiziksel değişimi hastalık olarak kabul etmek doğru değildir.
Psikolojik yönden yaşlılık... (slayt-12)
Yaşlılıkta sevme içgüdüsü önemli derecede bozukluk göstermektedir.
Yaşlanan kişi kendi gençlik imajını kaybetmiştir.
Yakınların kaybı ve gençlerin öğrenim ve evlenme sebebiyle evden ayrılmasının getirdiği sevgi kaybı, uzun sürmüş evliliklerin yaşam yorgunluğu ve bezginliği, cinsel yaşamdaki durgunluk yaşlıda psikolojik bunalımların oluşmasına neden olur.
Gençlik hayalleri kaybolur... (slayt-13)
l Yaşlılıkta önemli bir sorun: gençlik hayallerinin kaybıdır.
l İkincisi ölüme daha yaklaşmış olma kuşkusudur. Gençlik döneminde ölüm karşısında geliştirilmiş olan ölümü inkar biçimindeki savunma mekanizmaları orta yaşta yerini kaderciliğe bırakır ve bunun sonucu yok oluş sıkıntısı ortaya çıkar.
Yalnızlık (slayt-14)
n Öte yandan, yaşlılar psikolojik olarak yalnızlık ve çevreye uyumda güçlük çekmektedirler.
n Yaşlının fiziksel gücünü, işini kaybetmesi, rol değişimi vb. yaşlıyı karamsarlığa itmektedir.
n Ayrıca yaşlanma belirtisi olarak eskiye özlem duyma, yeniliğe karşı isteksizlik; kuşaklar arası ayırımı artırmaktadır.
Yaşlılıkta uyum (slayt-15)
n Yaşlılığa uyum sağlamada kişilik sisteminin uyumla ilgili ihtiyaçları sadece içsel istekler değildir. Bunun yanında toplumun isteklerine uyma derecesi de önemlidir. Yaşlılığa ve geç yetişkinlik dönemine uyum sağlayıcı psikolojik görevler şunlardır:
n Yaşlılığı kabullenme ve sınırlarını tanımlama,
n Toplumsal ve fiziksel yaşamı yeniden tanımlama
n Doyum sağlayıcı ihtiyaç kaynaklarının sıra ile değişmesini kabul etme
n Kendisinin değişmesini değerlendirme,
n Yaşamın amacını ve değerlerini yeniden bütünleştirme.
Dede/nine torun ilişkisi... (slayt-16)
n Yaşlı kişiler torunları ile ilişki kurmaktan çok şey kazanırlar; yeni düşünceleri öğrenme, duygu alışverişi, kişiliğin zenginleşmesi gibi. Büyük ebeveynin torunları ile etkileşimlerine ilişkin tutumları gurur duyma, görev duygusu, hoşlanma ve zevk almayı yansıtır.
n Yaşlıların torunlarıyla etkileşimi toplumsal katılımı içermektedir. Toplumsal katılımda;
n •uzun ve kısa süreli ziyaretler,
n •armağan alış-verişi,
n •mektup, telefon ve diğer iletişim alış-verişi,
n •gençlerin gelişmesini ve başlarından geçen olayları izleme,
n •büyüklerin bilgeliğini paylaşma bulunmaktadır.
Yaşlıya saygı kendine saygıdır (slayt-17)
Hepimiz bir gün yaşlanacağımızı düşünürsek, her bir yaşlıda kendi geleceğimizi görerek, bize nasıl davranılması gerektiğini düşünüyorsak çevremizdeki yaşlılara da öyle davranmalıyız.
Onları saygıyla karşılamalı ve gönüllerini hoşnut etmeliyiz.
Yaşlanma önlenemez... (slayt-18)
n İnsanlık tarihi boyunca yaşlanmayı durdurma ve engellemeyi sağlayacak çalışmalar, yapılmışsa da bu biyolojik süreci geri döndürmek mümkün olamamıştır. Yaşlanma canlı varlıkların bir işlevi sayıldığına göre, yaşlanmanın durdurulması, ebedi gençliğin sürdürülmesi demek yaşamın ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir.
n Hepimiz bir gün yaşlanacağımızın bilincinde olarak dedelerimize ve ninelerimize karşı hoşgörülü olmalıyız.
Gençler bilseydi, yaşlılar yapabilseydi (slayt-19)
• Yaşlıların bilgelik yönlerinden faydalanmalı, hayat tecrübelerini öğrenmeye çalışmalıyız.
• “Gençler bilseydi, yaşlılar yapabilseydi” sözünü unutmayarak çevremizdeki yaşlıların birikimlerinden güç almalıyız.
• İkinci baharlarını yaşayan yaşlılarımızdan hürmet ve saygılarımızı eksik etmeyelim.
(slayt-20)
SHÇEK ailesi;
Yaşlılarımızı saygıyla selamlıyor